<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[BizimDurak - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.bizimdurak.com/</link>
		<description>BizimDurak - http://www.bizimdurak.com</description>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 07:36:09 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Öğretmenlerin kadro isyanı]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36116</link>
			<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 20:11:05 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36116</guid>
			<description><![CDATA[Binlerce eğitimcinin katıldığı eyleme, çeşitli sendika, sivil toplum örgütlerinin yanı sıra MHP gibi siyasi partiler de destek veriyor Abant Platformu'ndan açılıma tam destekRıdvan'a göre Fener'in feneri söndü
MHP'li Bölükbaşı'ndan çok ağır sözler!Biz de soykırım önergesi verelimBozdağ'a göre o vekil suçüstü yakalandı!İzmaritteki ayrıntı katilleri ele verdiÖğretmenlerin kadro isyanıSağlık Bakanlığından dizilere sıkı takip Başkent'te Türk Eğitim-Sen ve bir çok sivil toplum kuruluşu, 'Haklarımız ve Geleceğimiz İçin Büyük Ankara Yürüyüşü ve Mitingi' düzenledi.

Mitinge için çeşitli illerden gelen çok sayıda eylemci, yaklaşık 120 otobüsle Ankara'ya sabah saatlerinde gelmeye başladı. Mitinge, bazı siyasi parti temsilcileri ve Türkiye Kamu-Sen'e bağlı sendikaların yöneticileri de destek verdi.

Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) toplanan grup, burada kortej oluşturdu. Pankart ve dövizler taşıyan eylemciler, Hipodrum Alanı'nda slogan atarak Sıhhıye'deki miting alanına yürüdü. Yürüyüş nedeniyle Celal Bayar Bulvarı, Sıhhıye istikameti yaklaşık 3 saat trafiğe kapatıldı. Yürüyüş sırasında bazı eylemcilerin tepkilerini temsili 'kefen' kıyafeti ve 'mahkum kıyafetleri' ile gösterdi.

Miting alanına toplanan sendika üyelerine Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk seslendi. Öğretmen odalarında öğretmenlerin bölük pörçük edildiğini savunan Koncuk, "Farklı istihdam, farklı hukuk normlarına tabi tutulan öğretmenlerin artık sevinci de üzüntüsü de aynı değildir. Bu ayıp, bu hükümetin ayıbıdır.'' dedi.

Kamu çalışanlarının uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan haklarını kullanamadığını belirten Koncuk, hükümetin, devlet memurlarına da iş güvencesiz bir çalışma hayatı dayatması yaptığını ileri sürdü.
Yaklaşık 5 saat devam eden miting konser ve halk oyunları gösterisiyle sona erdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Binlerce eğitimcinin katıldığı eyleme, çeşitli sendika, sivil toplum örgütlerinin yanı sıra MHP gibi siyasi partiler de destek veriyor Abant Platformu'ndan açılıma tam destekRıdvan'a göre Fener'in feneri söndü
MHP'li Bölükbaşı'ndan çok ağır sözler!Biz de soykırım önergesi verelimBozdağ'a göre o vekil suçüstü yakalandı!İzmaritteki ayrıntı katilleri ele verdiÖğretmenlerin kadro isyanıSağlık Bakanlığından dizilere sıkı takip Başkent'te Türk Eğitim-Sen ve bir çok sivil toplum kuruluşu, 'Haklarımız ve Geleceğimiz İçin Büyük Ankara Yürüyüşü ve Mitingi' düzenledi.

Mitinge için çeşitli illerden gelen çok sayıda eylemci, yaklaşık 120 otobüsle Ankara'ya sabah saatlerinde gelmeye başladı. Mitinge, bazı siyasi parti temsilcileri ve Türkiye Kamu-Sen'e bağlı sendikaların yöneticileri de destek verdi.

Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) toplanan grup, burada kortej oluşturdu. Pankart ve dövizler taşıyan eylemciler, Hipodrum Alanı'nda slogan atarak Sıhhıye'deki miting alanına yürüdü. Yürüyüş nedeniyle Celal Bayar Bulvarı, Sıhhıye istikameti yaklaşık 3 saat trafiğe kapatıldı. Yürüyüş sırasında bazı eylemcilerin tepkilerini temsili 'kefen' kıyafeti ve 'mahkum kıyafetleri' ile gösterdi.

Miting alanına toplanan sendika üyelerine Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk seslendi. Öğretmen odalarında öğretmenlerin bölük pörçük edildiğini savunan Koncuk, "Farklı istihdam, farklı hukuk normlarına tabi tutulan öğretmenlerin artık sevinci de üzüntüsü de aynı değildir. Bu ayıp, bu hükümetin ayıbıdır.'' dedi.

Kamu çalışanlarının uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan haklarını kullanamadığını belirten Koncuk, hükümetin, devlet memurlarına da iş güvencesiz bir çalışma hayatı dayatması yaptığını ileri sürdü.
Yaklaşık 5 saat devam eden miting konser ve halk oyunları gösterisiyle sona erdi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türk hackerlar Pentagon'u hackledi]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36114</link>
			<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 20:51:28 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36114</guid>
			<description><![CDATA[Ayyıldız Team adlı Türk hackerlar, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde Ermeni tasarısının onaylanmasının ardından Pentagon'a karşı sanal savaş başlattı

Amerikan Savunma Bakanlığı'nın resmi internet sitesine karşı Türk hackerlar sanal savaş başlattı. Ayyıldız Tim tarafından hacklenen siteye 8 saattir erişim sağlanamazken, daha sonra Amerikan'ın önde gelen devlet ve şirket siteleri peş peşe hacklenmeye başlandı. Ayyıldız Org, hacklenen sitelere tasarıyı kınama yazısı ile birlikte Mehter Marşı eşliğinde video görüntüleri ekledi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ayyıldız Team adlı Türk hackerlar, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde Ermeni tasarısının onaylanmasının ardından Pentagon'a karşı sanal savaş başlattı

Amerikan Savunma Bakanlığı'nın resmi internet sitesine karşı Türk hackerlar sanal savaş başlattı. Ayyıldız Tim tarafından hacklenen siteye 8 saattir erişim sağlanamazken, daha sonra Amerikan'ın önde gelen devlet ve şirket siteleri peş peşe hacklenmeye başlandı. Ayyıldız Org, hacklenen sitelere tasarıyı kınama yazısı ile birlikte Mehter Marşı eşliğinde video görüntüleri ekledi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[&quot;Mecnun Değilsen Ne Leyla'yı Çağır Ne Çölü İncit&quot;]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36113</link>
			<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 18:40:34 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36113</guid>
			<description><![CDATA[
Bülbülü dinle ki gelesin coşa.
Karganın namesi gider mi hoşa. 
Meyvesiz ağacı sallama boşa.
Ne yaprağını dök ne dalı incit. 
Bekle dost kapısını sadık dost isen. 
Gönüller tamir et ehli dil isen. 
Sevda sahrasında Mecnun değilsen
Ne Leyla'yı çağır ne çölü incit.
Rızaya razı ol hakka kailsen. 
Ara bul mürşidi müşkülde isen. ...
Hakikat şehrine yolcu değilsen 
Ne yolcuyu eğle ne yolu incit...
(Alıntı)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
Bülbülü dinle ki gelesin coşa.
Karganın namesi gider mi hoşa. 
Meyvesiz ağacı sallama boşa.
Ne yaprağını dök ne dalı incit. 
Bekle dost kapısını sadık dost isen. 
Gönüller tamir et ehli dil isen. 
Sevda sahrasında Mecnun değilsen
Ne Leyla'yı çağır ne çölü incit.
Rızaya razı ol hakka kailsen. 
Ara bul mürşidi müşkülde isen. ...
Hakikat şehrine yolcu değilsen 
Ne yolcuyu eğle ne yolu incit...
(Alıntı)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[bay mikrop beni hasta edemezsin]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36112</link>
			<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 11:45:52 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36112</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kızıldereli Burçları]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36111</link>
			<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 11:40:51 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36111</guid>
			<description><![CDATA[Kızıldereli Burçları..
 
 
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- -------
 
22 Aralık &#8211; 19 Ocak
 
YABANKAZI
 
"Bilge, dingin, yardımsever bir lider!"
Uğurlu taşı: Kuvars
Rengi: Beyaz
 
&#8226; Evrenin tüm enerjisini kullanabilme yeteneği
&#8226; Sakin, dingin bir kişilik
&#8226; Olayları kavrama yeteneği
&#8226; Dikkatli, titiz ebeveyn
&#8226; Hata yapmamak için çok çalışma
&#8226; Arkadaşlık ve dostluk seçiminde çok dikkatli
&#8226; Sindirim sisteminde hassasiyet
&#8226; Büyük gelişimlere açık
&#8226; Morali bozukken çekingen ve içe kapanık
&#8226; Lider olma kabiliyeti
&#8226; Alışkanlık ve geleneklerine bağlı
&#8226; Ev hayatında düzenli ve özenli
&#8226; Arkadaşlarını ve çevresini geliştirmeye eğilimli
&#8226; Güçlü intikam duygusuna sahip
&#8226; Çok sayıda değişik işi ve görevi yürütebilme yeteneği
&#8226; Kusursuzluk tutkusu
&#8226; İnsanlar ve doğa ile kolayca uyum sağlama
&#8226; Dayanıklılık , bazen katılaşma
&#8226; Aydınlık ama ulaşılması zor bir kişilik
&#8226; Kusursuz bir bilge
 
 
20 Ocak &#8211; 18 Şubat
 
SUSAMURU
 
"Sevimli, canayakın, iletişimi yüksek bir yardımsever!"
Uğurlu taşı: Gümüş
Rengi: Gümüş
 
&#8226; Arkadaşları tarafından sevilen, sayılan bir kişilik
&#8226; Duygularını saklamaya meyilli,
&#8226; Karşı koyulması zor,
&#8226; İştahlı, yemek yemeyi seven
&#8226; İyi bir baba, iyi bir eş,
&#8226; Akıllı, Cesur
&#8226; Esnek ve yardımsever
&#8226; Sosyal yardımlaşma konularına eğilimli,
&#8226; Güvenilir bir dost,
&#8226; Dalgın ve hayalci,
&#8226; Uzak ülkelere gitmeye eğilimli,
&#8226; İyi bir dert ortağı,
&#8226; Hassas noktası; Sinir sistemi
&#8226; Affedici,
&#8226; Güçlü bir içgüdü ve altıncı his,
&#8226; Tehlikeli durumlarda yanlış kararlar almaya eğilimli,
&#8226; Kendilerini başkalarının yerine koyabilme kabiliyeti,
&#8226; Aşırı korkusuzluk sonucu tehlikeli işler yapabilme,
&#8226; Sürekli yeni planlar yapma,
&#8226; İlk adımları atarken kararsız,
&#8226; Özgürlüğüne düşkün,
&#8226; Herkesle dost!
 
 
19 Şubat &#8211; 20 Mart
 
PUMA
 
"Kıvrak ve güzel bir duygu yumağı!"
Uğurlu Taşı: Firuze
Rengi: Mavi &#8211; Yeşil
 
&#8226; Kendi alanlarına ve özeline düşkün,
&#8226; duygusal ama duygularını göstermeyen,
&#8226; Zor güvenen ve ihtiyatlı,
&#8226; Ruhsal bir avcı,
&#8226; Evine düşkün,
&#8226; Yalnızlık duygusu güçlü,
&#8226; Sezgileri yüksek,
&#8226; Kıvrak zekalı,
&#8226; Doğru olanı yaptıkları konusunda güvenceye ihtiyaç duyan,
&#8226; Sevecen, neşeli bir ebeveyn,
&#8226; Hareketli,
&#8226; Duyarlı,
&#8226; Uysal,
&#8226; Akıl almaz bir düşgücü,
&#8226; Hassas nokta: Mide &#8211; Bağırsak,
&#8226; Köşeye sıkıştıklarında kavgacı ve atik,
&#8226; Güvendiklerine tüm yüreği ile sevgi gösterme,
&#8226; Anlaşılması zor, gizemli,
&#8226; Güçlü sezgiler,
&#8226; Duyguları baskı altında tutma eğilimi,
&#8226; Atik bir ruhsal koşucu,
&#8226; Başkalarının göremediğini gören,
&#8226; Romantik.
 
 
21 Mart &#8211; 19 Nisan
 
ALADOĞAN
 
" Görkemli ve büyüleyici bir iyilik sembolü!"
Uğurlu Taşı: Opalin
Rengi: Sarı
 
&#8226; Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji,
&#8226; Daldan dala atlayan,
&#8226; Hızlı gelişme, değişme kapasitesi,
&#8226; Düşünce ve duygularında çok açık
&#8226; Açıksözlü ama bazen patavatsız,
&#8226; Yalana ve yalancılığa tahammülü olmayan,
&#8226; Korkusuz,
&#8226; İleri görüşlü,
&#8226; Kızgın olduklarında saldırgan ve çok tehlikeli,
&#8226; Bağımsız,
&#8226; Kolayca dikkati dağılan,
&#8226; Enerjilerini yönlendirmeye başaranlar için iyi bir yönetici,
&#8226; Sağlam bünyeli,
&#8226; Hassas Nokta; Baş bölgesi, sık baş ağrısı,
&#8226; Herkesle anlaşan,
&#8226; Doyumsuz bir güç ve enerji isteği,
&#8226; Yeryüzü işlerine aşırı eğilim,
&#8226; Dost ve adil bir ebeveyn,
&#8226; Çoşkulu,
&#8226; Heyecanlı,
&#8226; Arkadaş yanlısı, geniş bir çevre,
&#8226; İletişim gücü yüksek,
&#8226; Pırıltılı,
&#8226; Etkileyici,
&#8226; Hayır demesi zor!
 
 
20 Nisan &#8211; 20 Mayıs
 
KUNDUZ
 
"Herkese yaşam gücü ve tadı veren denge merkezleri!"
Uğurlu taşı: Krisokol
Rengi: Mavi
 
&#8226; Dengeli, ağırbaşlı,
&#8226; Değişimi sevmeyen,
&#8226; Planlı,
&#8226; Eşyalarına düşkün,
&#8226; Bir işi yaptığı zaman hem güzel hem yararlı olmasına çalışan,
&#8226; Fiziksel lark çok güçlü,
&#8226; Sürekli barışı arayan ve barış ortamlarını tercih eden,
&#8226; Toprağa, köke bağlı önem veren,
&#8226; El becerileri yüksek,
&#8226; Her türlü fiziksel ortama uyum sağlayan,
&#8226; Kendi rahatı ve huzuru için çevreyi düzenleyen,
&#8226; Tek boyutlu düşünceye kolayca kayabilen,
&#8226; Sessiz, sakin,
&#8226; Güven duymadıkları zaman geride kalıp dinleyen,
&#8226; Sinirlenince yıkıcı,
&#8226; Suyla ilgilenmekten hoşlanan,
&#8226; İşleri sürtüşmesiz, uyumlu hale getirmeyi başaran,
&#8226; Maddi alanda güvenceyi seven,
&#8226; Evliliği ciddiye alan ve eşine sadık olan,
&#8226; Tutarlı ve dengeli ilişkileri tercih eden,
&#8226; İç huzura önem veren,
&#8226; Kararlı ve dirençli ama bir o kadar da tehlikeli!
 
 
21 Mayıs &#8211; 20 Haziran
 
GEYİK
 
"Çekici, hareketli, duyarlı bir şifacı!"
Uğurlu taşı: Akik
Rengi: Beyaz &#8211; Yeşil
 
&#8226; Hareketi seven,
&#8226; Aynı anda birkaç işi yapabilen,
&#8226; Durmadan bir düşünceden ötekisine geçen,
&#8226; Çok uyank vezeki,
&#8226; Koruma içgüdüsü fazlası ile gelişmiş,
&#8226; Güzel olan her şeyi seven,
&#8226; İlişkilerinde fiziksel görünüme önem veren,
&#8226; Sanatçı kişilikli,
&#8226; Yeni buluşlara meraklı,
&#8226; Yeni tatlar, yeni yerler görmeyi seven, maceracı,
&#8226; Gülmeyi seven bir kahkaha makinesi,
&#8226; Monogamist ilişkilere yatkın olmayan,
&#8226; Sevgi dolu bir ana-baba,
&#8226; En küçük işte bile güzellik yaratabilen,
&#8226; Hassas nokta: Damar tıkanıklıkları,
&#8226; Kalıcı ilişkileri olması gereken,
&#8226; Sevinmeyi ve sevinç duygusunu çok önemseyen,
&#8226; Yaratıcı,
&#8226; Konuşkan,
&#8226; Dünyanın tüm güzelliklerini görebilen,
&#8226; Duyarlı,
&#8226; Keyif almayı bilen,
&#8226; Maceracı!
 
 
21 Haziran &#8211; 22 Temmuz
 
AĞAÇKAKAN
 
"Aile ortamlarının ve sevginin vazgeçilmez merkezi!"
Uğurlu Taşı: Kırmızı Akik
Rengi: Pembe
 
&#8226; Gizemli yetenekleri olan,
&#8226; Dengeli ortam ve dengeli durumları tercih eden,
&#8226; Olayların iç yüzünü kolayca kavrayan,
&#8226; Muhakkak sevdikleri bir eşe ihtiyaç duyan,
&#8226; Düzenli, iyi ilişkiler kuran,
&#8226; Çok hırslı,
&#8226; Anaç, evcimen,
&#8226; Sevmeyi ve sevilmeyi çok önemseyen,
&#8226; Yardımsever,
&#8226; Dinsel ve mistik eğilimleri olan,
&#8226; Uzak çevreye kadar herkesle ilişki içerisinde olan,
&#8226; Uyumlu,
&#8226; Güven duygusuna önem veren,
&#8226; Çabuk korkan,
&#8226; Milliyetçilik duyguları güçlü olan,
&#8226; Maddi güvence olmayınca mutsuz olan,
&#8226; Hassas Nokta; İç hastalıkları,
&#8226; Yaşamda her zaman ruhsal bir amaç arayan,
&#8226; Huzursuz olunca hastalanma eğilimine sahip,
&#8226; Sağlam ve güvenilir bir dost!
 
 
23 Temmuz &#8211; 22 Ağustos
 
MERSİNBALIĞI
 
"Gösterişli, bağımsız, sevilen, keskin görüşlü bir fırtına!"
Uğurlu Taşı: Gröna Demir
Rengi: Kırmızı
 
&#8226; Soylu, görkemli düşünmeyi seven,
&#8226; Dost ama alaycı,
&#8226; Gerçek duygularını saklayan,
&#8226; Hassas nokta; Soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, hazımsızlık,
&#8226; Başkalarının kendilerine verdiği acıyı unutmayan,
&#8226; Başkalarına duygusal çözümler sağlamayı seven,
&#8226; Liderlik duyguları çok güçlü,
&#8226; Egemenlik kurmayı seven,
&#8226; Bazen kibirli,
&#8226; Çok zeki, uyanık ve hareketli,
&#8226; Çocuklarına karşı korumacı,
&#8226; Tükenmez bir güç kaynağı ve ruhsal derinlik,
&#8226; Çok sağlam bir korunma zırhı,
&#8226; Okumaya meraklı,
&#8226; Haksever, iyi niyetli bir yönetici,
&#8226; Hırçın davranışların altında yumuşak ve kırılgan bir yürek,
&#8226; Acılarını, dertlerini asla göstermeyen,
&#8226; Psikolojik ve fiziksel sıkıntıları kolayca çözümleyebilme yeteneği,
&#8226; Başka insanların üzerinde güçlü etkiler yaratan,
&#8226; Beklenmedik, hesapsız öfke patlamaları olan,
&#8226; İyi yürekli, duyarlı kişiler!
 
 
23 Ağustos &#8211; 22 Eylül
 
BOZAYI
 
"Çözümlemeci ve mantıklı düşünme yeteneği olan bir organizatör!"
Uğurlu Taşı: Ametist
Rengi: Erguvan
 
&#8226; Mantıklı,
&#8226; Adalet duygusu güçlüolan,&#8226; Yalana karşı hassas ve hemen hisseden,
&#8226; Öfkesini soğukkanlı ve hesaplı bir şekilde gösteren,
&#8226; Konuşmayı seven,
&#8226; Aynı zamanda uzun süre suskun kalabilen,
&#8226; Korkutucu bir düşman,
&#8226; Somut aleme ve lükse meraklı,
&#8226; Akıllarına koydukları zor, kolay her şeyi yapabilen,
&#8226; Sorumluluk duygusu çok güçlü,
&#8226; Sinirli ama sevecen bir ana-baba,
&#8226; Temiz, titiz,
&#8226; Disiplinli ve düzenli,
&#8226; Uyumlu ama çekingen,
&#8226; Aldatılmaya tahammülü olmayan,
&#8226; Sorunları kolayca çözebilen,
&#8226; Zayıf olan herşeyi küçümseyen,
&#8226; Ruhsal gelişim konusunda desteğe ihtiyaç duyan,
&#8226; Yemeğe düşkün ama rejimi de seven,
&#8226; Hekimlik, yönetim ve savunma konularına meyilli,
&#8226; Hassas Nokta; Mide, bağırsak ve kalp,
&#8226; Tasarıları ve düşüncelerinin bozulmasına asla izin vermeyen,
&#8226; Dürüst ve etkin bir kişiklik!
 
 
23 Eylül &#8211; 23 Ekim
 
KARGA
 
"Özveri, nezaket ve kararlılığın mükemmel bir bileşimi!"
Uğurlu Taşı: Jasper
Rengi: Kahverengi
 
&#8226; Yardımsever,
&#8226; Doğa ile ilişkide olmayı seven,
&#8226; Ani, beklenmedik manevralar yapabilen,
&#8226; İç dengeleri bozulmazsa uzun süre çalışabilen,
&#8226; Ruhsal alanda çok rahat olan,
&#8226; Hayattan zevk almayı bilen,
&#8226; Küçük şeylerden mutlu olan,
&#8226; Her şeyin iyi ve kötü yanını kolayca görebilen,
&#8226; Çelişkili,
&#8226; Her türlü düşünce ve akımı izleyip öğrenmek isteyen,
&#8226; Sevdiklerine karşı aşırı korumacı hatta yıkıcı,
&#8226; Kendilerini bulmak için zamana ihtiyaç duyan,
&#8226; Hayvanlara düşkün,
&#8226; Evine özenen, zevkli, dekorasyona meraklı,
&#8226; Güzel şeyleri seven,
&#8226; Estetiğe düşkün,
&#8226; Kendilerini bulmakta bazen zorluk çeken,
&#8226; Çok sevimli,
&#8226; Çok fedakar bir ebeveyn,
&#8226; Kucaklanmayı ve öpücüğü seven,
&#8226; Güven vermeyi ve güven kazanmayı seven ve kolayca öğrenen,
&#8226; Hayatı dolaysız ve yoğun yaşayan,
&#8226; Güzel ve yakışıklı insanlardır!
 
 
24 Ekim &#8211; 21 Kasım
 
YILAN
 
"Ruhsal güçleri çok yüksek duyarlı insanlar!"
Uğurlu taşı: Bakır &#8211; Malahit
Rengi: Turuncu
 
&#8226; Ruhsal seslere karşı duyarlı
&#8226; Uğraştıkları işte başarılı,
&#8226; Kendi söylediklerini benimseten,
&#8226; İlişki kurdukları şeyleri dönüştürme yeteneği,
&#8226; Tükenmez bir enerji,
&#8226; İyileştirici güçlere sahip,
&#8226; Hassas Nokta: Karın ağrısı,
&#8226; Çevrelerine yardımcı olma yeteneği,
&#8226; Bazen dar kafalı,
&#8226; Karar verme aşamasında yardım almayı sevmeyen,
&#8226; Aydın bir kişiliğe sahip,
&#8226; Çatal dilli,
&#8226; Soğukkanlı,
&#8226; Çok gizemli,
&#8226; Ketum,
&#8226; Kusursuz ,
&#8226; Etrafa kolayca uyum sağlayan,
&#8226; Çocuklarına yetki vermeyi seven,
&#8226; Kendi özlerini değiştirebilme gücü,
&#8226; Saklı işler çevirmeyi seven,
&#8226; Çok çekici,
&#8226; Dokunma ve titreşimlere olağanüstü duyarlı,
&#8226; Farklı bir kişilik!
 
 
22 Kasım &#8211; 21 Aralık
 
WAPİTİ
 
"Yeniden doğan veya yeniden doğurabilecek bir güç simgesi!"
Uğurlu Taşı: Obsidiyen
Rengi: Siyah
 
&#8226; Parlak, saydam yapılı bir kişilik,
&#8226; Sık sık ikilem yaşayan,
&#8226; Yaşamları boyunca bıçak sırtında yürüyen,
&#8226; Dış etkilerden gerçek özleri çıkarmayı çok iyi beceren,
&#8226; Yumuşak ama güçlü bir yapıya sahip,
&#8226; Çevrelerine karşı antiseptik bir etkiye sahip olan,
&#8226; Çok güçlü bir adalet duygusuna sahip,
&#8226; Güçlü içgüdüleri olan,
&#8226; Ruhsal düğümleri kolayca çözebilen,
&#8226; Yükseklere tırmanmayı başarabilen,
&#8226; Sağlam içgüdüleri olan,
&#8226; Yakın ilişki kurmaktan çekinen,
&#8226; Sıcak kalpli, sevgi dolu olabilen,
&#8226; Fikirlerinden asla caymayan, kendi bildiğini okuyan,
&#8226; Bazen aşırı cesur,
&#8226; Erkenden olgunlaşan,
&#8226; Çabuk öğrenen,
&#8226; Öfke nöbetleri geçirebilen,
&#8226; Kazandıkları bilgileri herkesle paylaşan,
&#8226; Gururlu,
&#8226; Saygı ve sevgi uyandıran, neşeli Wapiti'ler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kızıldereli Burçları..
 
 
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- -------
 
22 Aralık &#8211; 19 Ocak
 
YABANKAZI
 
"Bilge, dingin, yardımsever bir lider!"
Uğurlu taşı: Kuvars
Rengi: Beyaz
 
&#8226; Evrenin tüm enerjisini kullanabilme yeteneği
&#8226; Sakin, dingin bir kişilik
&#8226; Olayları kavrama yeteneği
&#8226; Dikkatli, titiz ebeveyn
&#8226; Hata yapmamak için çok çalışma
&#8226; Arkadaşlık ve dostluk seçiminde çok dikkatli
&#8226; Sindirim sisteminde hassasiyet
&#8226; Büyük gelişimlere açık
&#8226; Morali bozukken çekingen ve içe kapanık
&#8226; Lider olma kabiliyeti
&#8226; Alışkanlık ve geleneklerine bağlı
&#8226; Ev hayatında düzenli ve özenli
&#8226; Arkadaşlarını ve çevresini geliştirmeye eğilimli
&#8226; Güçlü intikam duygusuna sahip
&#8226; Çok sayıda değişik işi ve görevi yürütebilme yeteneği
&#8226; Kusursuzluk tutkusu
&#8226; İnsanlar ve doğa ile kolayca uyum sağlama
&#8226; Dayanıklılık , bazen katılaşma
&#8226; Aydınlık ama ulaşılması zor bir kişilik
&#8226; Kusursuz bir bilge
 
 
20 Ocak &#8211; 18 Şubat
 
SUSAMURU
 
"Sevimli, canayakın, iletişimi yüksek bir yardımsever!"
Uğurlu taşı: Gümüş
Rengi: Gümüş
 
&#8226; Arkadaşları tarafından sevilen, sayılan bir kişilik
&#8226; Duygularını saklamaya meyilli,
&#8226; Karşı koyulması zor,
&#8226; İştahlı, yemek yemeyi seven
&#8226; İyi bir baba, iyi bir eş,
&#8226; Akıllı, Cesur
&#8226; Esnek ve yardımsever
&#8226; Sosyal yardımlaşma konularına eğilimli,
&#8226; Güvenilir bir dost,
&#8226; Dalgın ve hayalci,
&#8226; Uzak ülkelere gitmeye eğilimli,
&#8226; İyi bir dert ortağı,
&#8226; Hassas noktası; Sinir sistemi
&#8226; Affedici,
&#8226; Güçlü bir içgüdü ve altıncı his,
&#8226; Tehlikeli durumlarda yanlış kararlar almaya eğilimli,
&#8226; Kendilerini başkalarının yerine koyabilme kabiliyeti,
&#8226; Aşırı korkusuzluk sonucu tehlikeli işler yapabilme,
&#8226; Sürekli yeni planlar yapma,
&#8226; İlk adımları atarken kararsız,
&#8226; Özgürlüğüne düşkün,
&#8226; Herkesle dost!
 
 
19 Şubat &#8211; 20 Mart
 
PUMA
 
"Kıvrak ve güzel bir duygu yumağı!"
Uğurlu Taşı: Firuze
Rengi: Mavi &#8211; Yeşil
 
&#8226; Kendi alanlarına ve özeline düşkün,
&#8226; duygusal ama duygularını göstermeyen,
&#8226; Zor güvenen ve ihtiyatlı,
&#8226; Ruhsal bir avcı,
&#8226; Evine düşkün,
&#8226; Yalnızlık duygusu güçlü,
&#8226; Sezgileri yüksek,
&#8226; Kıvrak zekalı,
&#8226; Doğru olanı yaptıkları konusunda güvenceye ihtiyaç duyan,
&#8226; Sevecen, neşeli bir ebeveyn,
&#8226; Hareketli,
&#8226; Duyarlı,
&#8226; Uysal,
&#8226; Akıl almaz bir düşgücü,
&#8226; Hassas nokta: Mide &#8211; Bağırsak,
&#8226; Köşeye sıkıştıklarında kavgacı ve atik,
&#8226; Güvendiklerine tüm yüreği ile sevgi gösterme,
&#8226; Anlaşılması zor, gizemli,
&#8226; Güçlü sezgiler,
&#8226; Duyguları baskı altında tutma eğilimi,
&#8226; Atik bir ruhsal koşucu,
&#8226; Başkalarının göremediğini gören,
&#8226; Romantik.
 
 
21 Mart &#8211; 19 Nisan
 
ALADOĞAN
 
" Görkemli ve büyüleyici bir iyilik sembolü!"
Uğurlu Taşı: Opalin
Rengi: Sarı
 
&#8226; Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji,
&#8226; Daldan dala atlayan,
&#8226; Hızlı gelişme, değişme kapasitesi,
&#8226; Düşünce ve duygularında çok açık
&#8226; Açıksözlü ama bazen patavatsız,
&#8226; Yalana ve yalancılığa tahammülü olmayan,
&#8226; Korkusuz,
&#8226; İleri görüşlü,
&#8226; Kızgın olduklarında saldırgan ve çok tehlikeli,
&#8226; Bağımsız,
&#8226; Kolayca dikkati dağılan,
&#8226; Enerjilerini yönlendirmeye başaranlar için iyi bir yönetici,
&#8226; Sağlam bünyeli,
&#8226; Hassas Nokta; Baş bölgesi, sık baş ağrısı,
&#8226; Herkesle anlaşan,
&#8226; Doyumsuz bir güç ve enerji isteği,
&#8226; Yeryüzü işlerine aşırı eğilim,
&#8226; Dost ve adil bir ebeveyn,
&#8226; Çoşkulu,
&#8226; Heyecanlı,
&#8226; Arkadaş yanlısı, geniş bir çevre,
&#8226; İletişim gücü yüksek,
&#8226; Pırıltılı,
&#8226; Etkileyici,
&#8226; Hayır demesi zor!
 
 
20 Nisan &#8211; 20 Mayıs
 
KUNDUZ
 
"Herkese yaşam gücü ve tadı veren denge merkezleri!"
Uğurlu taşı: Krisokol
Rengi: Mavi
 
&#8226; Dengeli, ağırbaşlı,
&#8226; Değişimi sevmeyen,
&#8226; Planlı,
&#8226; Eşyalarına düşkün,
&#8226; Bir işi yaptığı zaman hem güzel hem yararlı olmasına çalışan,
&#8226; Fiziksel lark çok güçlü,
&#8226; Sürekli barışı arayan ve barış ortamlarını tercih eden,
&#8226; Toprağa, köke bağlı önem veren,
&#8226; El becerileri yüksek,
&#8226; Her türlü fiziksel ortama uyum sağlayan,
&#8226; Kendi rahatı ve huzuru için çevreyi düzenleyen,
&#8226; Tek boyutlu düşünceye kolayca kayabilen,
&#8226; Sessiz, sakin,
&#8226; Güven duymadıkları zaman geride kalıp dinleyen,
&#8226; Sinirlenince yıkıcı,
&#8226; Suyla ilgilenmekten hoşlanan,
&#8226; İşleri sürtüşmesiz, uyumlu hale getirmeyi başaran,
&#8226; Maddi alanda güvenceyi seven,
&#8226; Evliliği ciddiye alan ve eşine sadık olan,
&#8226; Tutarlı ve dengeli ilişkileri tercih eden,
&#8226; İç huzura önem veren,
&#8226; Kararlı ve dirençli ama bir o kadar da tehlikeli!
 
 
21 Mayıs &#8211; 20 Haziran
 
GEYİK
 
"Çekici, hareketli, duyarlı bir şifacı!"
Uğurlu taşı: Akik
Rengi: Beyaz &#8211; Yeşil
 
&#8226; Hareketi seven,
&#8226; Aynı anda birkaç işi yapabilen,
&#8226; Durmadan bir düşünceden ötekisine geçen,
&#8226; Çok uyank vezeki,
&#8226; Koruma içgüdüsü fazlası ile gelişmiş,
&#8226; Güzel olan her şeyi seven,
&#8226; İlişkilerinde fiziksel görünüme önem veren,
&#8226; Sanatçı kişilikli,
&#8226; Yeni buluşlara meraklı,
&#8226; Yeni tatlar, yeni yerler görmeyi seven, maceracı,
&#8226; Gülmeyi seven bir kahkaha makinesi,
&#8226; Monogamist ilişkilere yatkın olmayan,
&#8226; Sevgi dolu bir ana-baba,
&#8226; En küçük işte bile güzellik yaratabilen,
&#8226; Hassas nokta: Damar tıkanıklıkları,
&#8226; Kalıcı ilişkileri olması gereken,
&#8226; Sevinmeyi ve sevinç duygusunu çok önemseyen,
&#8226; Yaratıcı,
&#8226; Konuşkan,
&#8226; Dünyanın tüm güzelliklerini görebilen,
&#8226; Duyarlı,
&#8226; Keyif almayı bilen,
&#8226; Maceracı!
 
 
21 Haziran &#8211; 22 Temmuz
 
AĞAÇKAKAN
 
"Aile ortamlarının ve sevginin vazgeçilmez merkezi!"
Uğurlu Taşı: Kırmızı Akik
Rengi: Pembe
 
&#8226; Gizemli yetenekleri olan,
&#8226; Dengeli ortam ve dengeli durumları tercih eden,
&#8226; Olayların iç yüzünü kolayca kavrayan,
&#8226; Muhakkak sevdikleri bir eşe ihtiyaç duyan,
&#8226; Düzenli, iyi ilişkiler kuran,
&#8226; Çok hırslı,
&#8226; Anaç, evcimen,
&#8226; Sevmeyi ve sevilmeyi çok önemseyen,
&#8226; Yardımsever,
&#8226; Dinsel ve mistik eğilimleri olan,
&#8226; Uzak çevreye kadar herkesle ilişki içerisinde olan,
&#8226; Uyumlu,
&#8226; Güven duygusuna önem veren,
&#8226; Çabuk korkan,
&#8226; Milliyetçilik duyguları güçlü olan,
&#8226; Maddi güvence olmayınca mutsuz olan,
&#8226; Hassas Nokta; İç hastalıkları,
&#8226; Yaşamda her zaman ruhsal bir amaç arayan,
&#8226; Huzursuz olunca hastalanma eğilimine sahip,
&#8226; Sağlam ve güvenilir bir dost!
 
 
23 Temmuz &#8211; 22 Ağustos
 
MERSİNBALIĞI
 
"Gösterişli, bağımsız, sevilen, keskin görüşlü bir fırtına!"
Uğurlu Taşı: Gröna Demir
Rengi: Kırmızı
 
&#8226; Soylu, görkemli düşünmeyi seven,
&#8226; Dost ama alaycı,
&#8226; Gerçek duygularını saklayan,
&#8226; Hassas nokta; Soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, hazımsızlık,
&#8226; Başkalarının kendilerine verdiği acıyı unutmayan,
&#8226; Başkalarına duygusal çözümler sağlamayı seven,
&#8226; Liderlik duyguları çok güçlü,
&#8226; Egemenlik kurmayı seven,
&#8226; Bazen kibirli,
&#8226; Çok zeki, uyanık ve hareketli,
&#8226; Çocuklarına karşı korumacı,
&#8226; Tükenmez bir güç kaynağı ve ruhsal derinlik,
&#8226; Çok sağlam bir korunma zırhı,
&#8226; Okumaya meraklı,
&#8226; Haksever, iyi niyetli bir yönetici,
&#8226; Hırçın davranışların altında yumuşak ve kırılgan bir yürek,
&#8226; Acılarını, dertlerini asla göstermeyen,
&#8226; Psikolojik ve fiziksel sıkıntıları kolayca çözümleyebilme yeteneği,
&#8226; Başka insanların üzerinde güçlü etkiler yaratan,
&#8226; Beklenmedik, hesapsız öfke patlamaları olan,
&#8226; İyi yürekli, duyarlı kişiler!
 
 
23 Ağustos &#8211; 22 Eylül
 
BOZAYI
 
"Çözümlemeci ve mantıklı düşünme yeteneği olan bir organizatör!"
Uğurlu Taşı: Ametist
Rengi: Erguvan
 
&#8226; Mantıklı,
&#8226; Adalet duygusu güçlüolan,&#8226; Yalana karşı hassas ve hemen hisseden,
&#8226; Öfkesini soğukkanlı ve hesaplı bir şekilde gösteren,
&#8226; Konuşmayı seven,
&#8226; Aynı zamanda uzun süre suskun kalabilen,
&#8226; Korkutucu bir düşman,
&#8226; Somut aleme ve lükse meraklı,
&#8226; Akıllarına koydukları zor, kolay her şeyi yapabilen,
&#8226; Sorumluluk duygusu çok güçlü,
&#8226; Sinirli ama sevecen bir ana-baba,
&#8226; Temiz, titiz,
&#8226; Disiplinli ve düzenli,
&#8226; Uyumlu ama çekingen,
&#8226; Aldatılmaya tahammülü olmayan,
&#8226; Sorunları kolayca çözebilen,
&#8226; Zayıf olan herşeyi küçümseyen,
&#8226; Ruhsal gelişim konusunda desteğe ihtiyaç duyan,
&#8226; Yemeğe düşkün ama rejimi de seven,
&#8226; Hekimlik, yönetim ve savunma konularına meyilli,
&#8226; Hassas Nokta; Mide, bağırsak ve kalp,
&#8226; Tasarıları ve düşüncelerinin bozulmasına asla izin vermeyen,
&#8226; Dürüst ve etkin bir kişiklik!
 
 
23 Eylül &#8211; 23 Ekim
 
KARGA
 
"Özveri, nezaket ve kararlılığın mükemmel bir bileşimi!"
Uğurlu Taşı: Jasper
Rengi: Kahverengi
 
&#8226; Yardımsever,
&#8226; Doğa ile ilişkide olmayı seven,
&#8226; Ani, beklenmedik manevralar yapabilen,
&#8226; İç dengeleri bozulmazsa uzun süre çalışabilen,
&#8226; Ruhsal alanda çok rahat olan,
&#8226; Hayattan zevk almayı bilen,
&#8226; Küçük şeylerden mutlu olan,
&#8226; Her şeyin iyi ve kötü yanını kolayca görebilen,
&#8226; Çelişkili,
&#8226; Her türlü düşünce ve akımı izleyip öğrenmek isteyen,
&#8226; Sevdiklerine karşı aşırı korumacı hatta yıkıcı,
&#8226; Kendilerini bulmak için zamana ihtiyaç duyan,
&#8226; Hayvanlara düşkün,
&#8226; Evine özenen, zevkli, dekorasyona meraklı,
&#8226; Güzel şeyleri seven,
&#8226; Estetiğe düşkün,
&#8226; Kendilerini bulmakta bazen zorluk çeken,
&#8226; Çok sevimli,
&#8226; Çok fedakar bir ebeveyn,
&#8226; Kucaklanmayı ve öpücüğü seven,
&#8226; Güven vermeyi ve güven kazanmayı seven ve kolayca öğrenen,
&#8226; Hayatı dolaysız ve yoğun yaşayan,
&#8226; Güzel ve yakışıklı insanlardır!
 
 
24 Ekim &#8211; 21 Kasım
 
YILAN
 
"Ruhsal güçleri çok yüksek duyarlı insanlar!"
Uğurlu taşı: Bakır &#8211; Malahit
Rengi: Turuncu
 
&#8226; Ruhsal seslere karşı duyarlı
&#8226; Uğraştıkları işte başarılı,
&#8226; Kendi söylediklerini benimseten,
&#8226; İlişki kurdukları şeyleri dönüştürme yeteneği,
&#8226; Tükenmez bir enerji,
&#8226; İyileştirici güçlere sahip,
&#8226; Hassas Nokta: Karın ağrısı,
&#8226; Çevrelerine yardımcı olma yeteneği,
&#8226; Bazen dar kafalı,
&#8226; Karar verme aşamasında yardım almayı sevmeyen,
&#8226; Aydın bir kişiliğe sahip,
&#8226; Çatal dilli,
&#8226; Soğukkanlı,
&#8226; Çok gizemli,
&#8226; Ketum,
&#8226; Kusursuz ,
&#8226; Etrafa kolayca uyum sağlayan,
&#8226; Çocuklarına yetki vermeyi seven,
&#8226; Kendi özlerini değiştirebilme gücü,
&#8226; Saklı işler çevirmeyi seven,
&#8226; Çok çekici,
&#8226; Dokunma ve titreşimlere olağanüstü duyarlı,
&#8226; Farklı bir kişilik!
 
 
22 Kasım &#8211; 21 Aralık
 
WAPİTİ
 
"Yeniden doğan veya yeniden doğurabilecek bir güç simgesi!"
Uğurlu Taşı: Obsidiyen
Rengi: Siyah
 
&#8226; Parlak, saydam yapılı bir kişilik,
&#8226; Sık sık ikilem yaşayan,
&#8226; Yaşamları boyunca bıçak sırtında yürüyen,
&#8226; Dış etkilerden gerçek özleri çıkarmayı çok iyi beceren,
&#8226; Yumuşak ama güçlü bir yapıya sahip,
&#8226; Çevrelerine karşı antiseptik bir etkiye sahip olan,
&#8226; Çok güçlü bir adalet duygusuna sahip,
&#8226; Güçlü içgüdüleri olan,
&#8226; Ruhsal düğümleri kolayca çözebilen,
&#8226; Yükseklere tırmanmayı başarabilen,
&#8226; Sağlam içgüdüleri olan,
&#8226; Yakın ilişki kurmaktan çekinen,
&#8226; Sıcak kalpli, sevgi dolu olabilen,
&#8226; Fikirlerinden asla caymayan, kendi bildiğini okuyan,
&#8226; Bazen aşırı cesur,
&#8226; Erkenden olgunlaşan,
&#8226; Çabuk öğrenen,
&#8226; Öfke nöbetleri geçirebilen,
&#8226; Kazandıkları bilgileri herkesle paylaşan,
&#8226; Gururlu,
&#8226; Saygı ve sevgi uyandıran, neşeli Wapiti'ler]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[En iyi âlim, nakledendir]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36110</link>
			<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 11:38:53 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36110</guid>
			<description><![CDATA[Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Yağmur suyu saftır. İçilirse zehir tesiri yapabilir. O yağmur suyunun toprağa inmesi, toprakta tuzlarla, minerallerle karışması gerekir. Bunlarla karışan ve içeceğimiz hâle gelen su, yerin üstüne çıkar, borularla çeşmeye kadar gelir ve musluktan onu içeriz.

İşte Kur&#8217;an-ı kerim, Cenâb-ı Hak tarafından inzal olunmuştur. Saftır; fakat Peygamber efendimiz, (Kim Kur&#8217;an-ı kerime mânâ çıkarmak için, anlamak için el uzatırsa, anlamaya çalışırsa kâfir olur) buyuruyor. İçtiğimiz su, yağmur suyu; ama içilmesi zararlı olabilir. Kur&#8217;an-ı kerim de kitabımız; ama anlayamayız. Onu Peygamber efendimiz anlar. Ona nazil olmuştur. O da hadis-i şeriflerle Eshabına anlattı. Eshab-ı kiram tedricen Ehl-i sünnet âlimlerine nakletti. Özellikle mezheb imamlarımız, bizim anlayacağımız şekilde hazırladılar ve içilecek su haline getirdiler.

Rastgele su içemediğimiz gibi, rastgele din kitabı da okuyamayız. Mutlaka tescillenmiş, bu su içilir diye damgası vurulmuş sudan istifade edebiliriz. İşte bir mezhebe uymayan, bir Ehl-i sünnet âlimine tâbi olmayan, rastgele su içmiş olur. Rastgele su içen, mikroplu su da içebilir, lağımlı su da içebilir, perişan olur; çünkü Ehl-i sünnet âlimlerinin en büyük özelliği, gelen bu temiz suyu koruma altına almalarıdır. Ona ne bir bid&#8217;at karıştırdılar, ne bir pislik bulaştırdılar, ne de onu zayi ettiler. Çok sağlam boruların içersinde, bize kadar getirdiler. Suyun kaçağını önlediler, suyu korudular. İçine bir şey bulaşmasın diye de muhafaza altına aldılar.

O halde, en iyi insan, en iyi âlim, nakledendir, aracı olandır. Kendinden söyleyen, kendine bağlayan değildir. Hepimizin asli görevi, postacı olmaktır. Postacının vazifesi mektubu almak, adrese bakmak, yorum yapmadan kişiye vermektir. Gerisine karışmaz.

Bizim de vazifemiz, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği o kıymetli bilgileri, olduğu gibi, güzel zarflara koyarak insanlara iletmektir. Bu zarfları açıp, mektupları okuyanlar, dinlerini rahat bir şekilde ve doğru olarak öğrenirler. Bid&#8217;at ehlinin yaptıkları şey ise, kendilerine gelen bu zarfı açıyorlar, okuyorlar; ama bu olmamış diyorlar. (Bunda eksikler var) diyerek, oturuyor kendileri mektup yazıyorlar. Kendilerinin yazdığı mektupları etrafına verip dağıtıyorlar. O zaman bu, o kişinin mektubu oluyor. Biz ise, Peygamber efendimizden itibaren gelen, emanet olarak, elden ele nakledilen ve mezhep imamlarımız tarafından da çoğaltılan bu mektubu dağıtıyoruz.

Böyle yapan, dünyanın hiçbir ülkesinde, ne kanunlar ve insanlar tarafından sıkıntı çeker, ne de Allahü teâlâ indinde sıkıntı çeker; çünkü kendisi bir şey koymuyor. Kendisine geleni aynen naklediyor. Burada üstünlük de yoktur. Kim ne kadar ihlâsla ve gücü nispetinde ne kadar çok mektup dağıtırsa, o makbuldür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Yağmur suyu saftır. İçilirse zehir tesiri yapabilir. O yağmur suyunun toprağa inmesi, toprakta tuzlarla, minerallerle karışması gerekir. Bunlarla karışan ve içeceğimiz hâle gelen su, yerin üstüne çıkar, borularla çeşmeye kadar gelir ve musluktan onu içeriz.

İşte Kur&#8217;an-ı kerim, Cenâb-ı Hak tarafından inzal olunmuştur. Saftır; fakat Peygamber efendimiz, (Kim Kur&#8217;an-ı kerime mânâ çıkarmak için, anlamak için el uzatırsa, anlamaya çalışırsa kâfir olur) buyuruyor. İçtiğimiz su, yağmur suyu; ama içilmesi zararlı olabilir. Kur&#8217;an-ı kerim de kitabımız; ama anlayamayız. Onu Peygamber efendimiz anlar. Ona nazil olmuştur. O da hadis-i şeriflerle Eshabına anlattı. Eshab-ı kiram tedricen Ehl-i sünnet âlimlerine nakletti. Özellikle mezheb imamlarımız, bizim anlayacağımız şekilde hazırladılar ve içilecek su haline getirdiler.

Rastgele su içemediğimiz gibi, rastgele din kitabı da okuyamayız. Mutlaka tescillenmiş, bu su içilir diye damgası vurulmuş sudan istifade edebiliriz. İşte bir mezhebe uymayan, bir Ehl-i sünnet âlimine tâbi olmayan, rastgele su içmiş olur. Rastgele su içen, mikroplu su da içebilir, lağımlı su da içebilir, perişan olur; çünkü Ehl-i sünnet âlimlerinin en büyük özelliği, gelen bu temiz suyu koruma altına almalarıdır. Ona ne bir bid&#8217;at karıştırdılar, ne bir pislik bulaştırdılar, ne de onu zayi ettiler. Çok sağlam boruların içersinde, bize kadar getirdiler. Suyun kaçağını önlediler, suyu korudular. İçine bir şey bulaşmasın diye de muhafaza altına aldılar.

O halde, en iyi insan, en iyi âlim, nakledendir, aracı olandır. Kendinden söyleyen, kendine bağlayan değildir. Hepimizin asli görevi, postacı olmaktır. Postacının vazifesi mektubu almak, adrese bakmak, yorum yapmadan kişiye vermektir. Gerisine karışmaz.

Bizim de vazifemiz, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği o kıymetli bilgileri, olduğu gibi, güzel zarflara koyarak insanlara iletmektir. Bu zarfları açıp, mektupları okuyanlar, dinlerini rahat bir şekilde ve doğru olarak öğrenirler. Bid&#8217;at ehlinin yaptıkları şey ise, kendilerine gelen bu zarfı açıyorlar, okuyorlar; ama bu olmamış diyorlar. (Bunda eksikler var) diyerek, oturuyor kendileri mektup yazıyorlar. Kendilerinin yazdığı mektupları etrafına verip dağıtıyorlar. O zaman bu, o kişinin mektubu oluyor. Biz ise, Peygamber efendimizden itibaren gelen, emanet olarak, elden ele nakledilen ve mezhep imamlarımız tarafından da çoğaltılan bu mektubu dağıtıyoruz.

Böyle yapan, dünyanın hiçbir ülkesinde, ne kanunlar ve insanlar tarafından sıkıntı çeker, ne de Allahü teâlâ indinde sıkıntı çeker; çünkü kendisi bir şey koymuyor. Kendisine geleni aynen naklediyor. Burada üstünlük de yoktur. Kim ne kadar ihlâsla ve gücü nispetinde ne kadar çok mektup dağıtırsa, o makbuldür.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sınav]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36109</link>
			<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 11:34:10 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36109</guid>
			<description><![CDATA[ODTÜ İşletme"nin deli ama çok bilge, hem en sevilen hem en nefret edilen profesörü Muhan Hoca&#8217;ya ait bir sınav macerası..

Dört üniversite öğrencisi..Yurt odasında gece geç vakitlere kadar eğlenirler, ertesi günkü sınavı gençliklerine karşı planlanmış bir saldırı olarak düşünürler. Ertesi gün de yüzlerini ve giysilerini olabildiğince kirletirler ve dekana çıkıp bir önceki gece bir düğüne gittiklerini, dönüş yolunda arabanın lastiğinin patladığını, bütün yol boyunca arabayı itmek zorunda kaldıklarından sınava yetişemediklerini söylerler. Dekan da üç gün sonra sınavı alabileceklerini bildirir. Kafadarlar teşekkür edip üç gün sonra sınava gireceklerini söyleyip ayrılırlar. Sınav günü geldiğinde kendilerine bu sınavın özel bir sınav olduğu, her birinin ayrı ayrı odalarda sınava girecekleri açıklanır. Son üç günde iyi hazırlanmış olduklarından bunu önemsemezler.

Sınav başlar; 100 puanlık iki sorudan oluşmaktadır:
Soru 1: Adınız ve soyadınız (2 puan)
Soru 2: Hangi lastik patladı? (98 puan)

a) Ön sol
b) Ön sağ
c) Arka sol
d) Arka sağ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ODTÜ İşletme"nin deli ama çok bilge, hem en sevilen hem en nefret edilen profesörü Muhan Hoca&#8217;ya ait bir sınav macerası..

Dört üniversite öğrencisi..Yurt odasında gece geç vakitlere kadar eğlenirler, ertesi günkü sınavı gençliklerine karşı planlanmış bir saldırı olarak düşünürler. Ertesi gün de yüzlerini ve giysilerini olabildiğince kirletirler ve dekana çıkıp bir önceki gece bir düğüne gittiklerini, dönüş yolunda arabanın lastiğinin patladığını, bütün yol boyunca arabayı itmek zorunda kaldıklarından sınava yetişemediklerini söylerler. Dekan da üç gün sonra sınavı alabileceklerini bildirir. Kafadarlar teşekkür edip üç gün sonra sınava gireceklerini söyleyip ayrılırlar. Sınav günü geldiğinde kendilerine bu sınavın özel bir sınav olduğu, her birinin ayrı ayrı odalarda sınava girecekleri açıklanır. Son üç günde iyi hazırlanmış olduklarından bunu önemsemezler.

Sınav başlar; 100 puanlık iki sorudan oluşmaktadır:
Soru 1: Adınız ve soyadınız (2 puan)
Soru 2: Hangi lastik patladı? (98 puan)

a) Ön sol
b) Ön sağ
c) Arka sol
d) Arka sağ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[En güzel aşk hikayesi]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36106</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 11:54:17 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36106</guid>
			<description><![CDATA[En güzel aşk hikayesi Efendimiz salallahu aleyhi ve sellem ile Hatice Validemiz'in hikayesidir.. 
Sanır mısınız ki Leyla ile Mecnun evlenseydi, ya da diğerleri, aşkları dillere destan ölür, günümüze kadar ulaşırdı? 
Hayır tabii ki! Belki bir kaç sene sonra bitecekti.. Yaşanmadığından, kavuşulmadığından hep bunlar 
Ama siz bir bakın Efendimiz&#8217;le, Hatice Validemiz'in aşkına ALLAH için! 

Bu, yaşanmış hem de uzun yıllar boyu yaşanmış bir aşk.. 
Ahla kıssat hub fil âlem. 
Mekke fethinin ilk günü, o karışıklık, o heyecan esnasında Efendimiz yaşlı bir hanımla karşılasıyor.. 
O'nun yanına gelmesini önlemek isteyenlere 'Bırakın' diyor gelsin.. 
Sırtından abâyasını çıkarıp, hanımın altına seriyor ve birlikte oturup 1 saat kadar sohbet ediyorlar.. 
Âişe Validemiz merak ediyor ve sonrasında; 

'Kimdi O? Neler konuştunuz?' soruyor.. 
Cevaba bakar mısınız; 
' O, Hatice'nin arkadaşı idi, eski günleri yâd ettik' 
Hatice Validemiz vefat etmiş, aradan yıllar geçmiş, vefayı, sevgiyi, özlemi görüyor musunuz? 
Ve o hengâmede!.. 

Ve Hatice Validemiz'e bakın; 
Yaşı 55.. Efendimiz o sıra Hira Mağarasında, nübüvvetten evvel ibadette.. 
Her gün O en sevgili'ye yiyecek taşıyor! 
Her gün gidiyor ve O'nunla biraz oturuyor.. 

Hira Mağarasını bilir misiniz siz? 
Ne kadar yüksektir ve çıkması ne kadar zordur? 
Bugün gençler bile çıkarken ter içinde kalırlar, çok yorulurlar.. 
Yaşı 55 Hatice Validemizin! ^ 
Ve her gün Habibini görmeye gidiyor! 
Yine bakınız ki o asil hanıma, Efendimiz'den daha yaşlı olduğu içın O'na, üstüne evlenmesini teklif ediyor! 


Düşünebiliyor musunuz? 
O'nu öylesine seviyor ki, sadece O'nu mutlu edeceğini düşündüğü için 'Evlen' diyor! 
Ama O, reddediyor, asla O'nu incitmek istemiyor.. 
Hanım'a bakın! Ve sevgisine.. 
Yine ilk vahiy geldiğinde O'na nasıl destek olduğuna, yüreğini, malını, canını nasıl serdiğine bakın.. 
Ve Efendimiz'in yüreğindeki Hatice Validemiz&#8217;in yerini düşünün, çok hadislerde geçer.. 
Yine Validemiz'in vefatından çok uzun yıllar sonra kız kardeşi Hale, Efendimiz'in evine gelir ve kapıyı çalar.. 
Öylesine heyecanlanır ki O, kapıya koşar, eli ayağı dolaşır.. 
'Neden' derler.. 
'Hatice'nin çalışı bu' buyururlar..Ve ardından; 'Sanırım Hâle'dır gelen' derler.. 

En güzel Aşk hikayesi budur! 

Yaşanmış ama eskimemiş, yepyenidir.. 

Sallallâhu aleyhi ve sellem.. 
Bizlerin muhterem Validemiz'den alacağı çok dersler var.. 
O'na, Onlar'a benzeyenlere selam olsun.. 

Ayşe Reşad 


Buhari ve Muslim'de, Aişe Validemiz'in radıyallâhu anha şöyle dediği kayıtlıdır: 

'Hiçbir kadını Hatice gibi kıskanmadım.' 

'Resulullah'ın kadınlarından hiç kimseyi Hatice gibi kıskanmadım; ben onu görmedim; Fakat Resulullah onu çok anardı; bunun üzerine ben de ona, 'Sanki dünyada Hatice'den başka kimse yok!' dedim.&#8221;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[En güzel aşk hikayesi Efendimiz salallahu aleyhi ve sellem ile Hatice Validemiz'in hikayesidir.. 
Sanır mısınız ki Leyla ile Mecnun evlenseydi, ya da diğerleri, aşkları dillere destan ölür, günümüze kadar ulaşırdı? 
Hayır tabii ki! Belki bir kaç sene sonra bitecekti.. Yaşanmadığından, kavuşulmadığından hep bunlar 
Ama siz bir bakın Efendimiz&#8217;le, Hatice Validemiz'in aşkına ALLAH için! 

Bu, yaşanmış hem de uzun yıllar boyu yaşanmış bir aşk.. 
Ahla kıssat hub fil âlem. 
Mekke fethinin ilk günü, o karışıklık, o heyecan esnasında Efendimiz yaşlı bir hanımla karşılasıyor.. 
O'nun yanına gelmesini önlemek isteyenlere 'Bırakın' diyor gelsin.. 
Sırtından abâyasını çıkarıp, hanımın altına seriyor ve birlikte oturup 1 saat kadar sohbet ediyorlar.. 
Âişe Validemiz merak ediyor ve sonrasında; 

'Kimdi O? Neler konuştunuz?' soruyor.. 
Cevaba bakar mısınız; 
' O, Hatice'nin arkadaşı idi, eski günleri yâd ettik' 
Hatice Validemiz vefat etmiş, aradan yıllar geçmiş, vefayı, sevgiyi, özlemi görüyor musunuz? 
Ve o hengâmede!.. 

Ve Hatice Validemiz'e bakın; 
Yaşı 55.. Efendimiz o sıra Hira Mağarasında, nübüvvetten evvel ibadette.. 
Her gün O en sevgili'ye yiyecek taşıyor! 
Her gün gidiyor ve O'nunla biraz oturuyor.. 

Hira Mağarasını bilir misiniz siz? 
Ne kadar yüksektir ve çıkması ne kadar zordur? 
Bugün gençler bile çıkarken ter içinde kalırlar, çok yorulurlar.. 
Yaşı 55 Hatice Validemizin! ^ 
Ve her gün Habibini görmeye gidiyor! 
Yine bakınız ki o asil hanıma, Efendimiz'den daha yaşlı olduğu içın O'na, üstüne evlenmesini teklif ediyor! 


Düşünebiliyor musunuz? 
O'nu öylesine seviyor ki, sadece O'nu mutlu edeceğini düşündüğü için 'Evlen' diyor! 
Ama O, reddediyor, asla O'nu incitmek istemiyor.. 
Hanım'a bakın! Ve sevgisine.. 
Yine ilk vahiy geldiğinde O'na nasıl destek olduğuna, yüreğini, malını, canını nasıl serdiğine bakın.. 
Ve Efendimiz'in yüreğindeki Hatice Validemiz&#8217;in yerini düşünün, çok hadislerde geçer.. 
Yine Validemiz'in vefatından çok uzun yıllar sonra kız kardeşi Hale, Efendimiz'in evine gelir ve kapıyı çalar.. 
Öylesine heyecanlanır ki O, kapıya koşar, eli ayağı dolaşır.. 
'Neden' derler.. 
'Hatice'nin çalışı bu' buyururlar..Ve ardından; 'Sanırım Hâle'dır gelen' derler.. 

En güzel Aşk hikayesi budur! 

Yaşanmış ama eskimemiş, yepyenidir.. 

Sallallâhu aleyhi ve sellem.. 
Bizlerin muhterem Validemiz'den alacağı çok dersler var.. 
O'na, Onlar'a benzeyenlere selam olsun.. 

Ayşe Reşad 


Buhari ve Muslim'de, Aişe Validemiz'in radıyallâhu anha şöyle dediği kayıtlıdır: 

'Hiçbir kadını Hatice gibi kıskanmadım.' 

'Resulullah'ın kadınlarından hiç kimseyi Hatice gibi kıskanmadım; ben onu görmedim; Fakat Resulullah onu çok anardı; bunun üzerine ben de ona, 'Sanki dünyada Hatice'den başka kimse yok!' dedim.&#8221;]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nice Seneler  Sevgili ``sessizvadi``]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36105</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 10:54:14 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36105</guid>
			<description><![CDATA[DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN SEVGİLİ  ``sessizvadi``

DAHA AKTIF OLMAN DiLEGiYLE NİCE MUTLU YILLARA...

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN SEVGİLİ  ``sessizvadi``

DAHA AKTIF OLMAN DiLEGiYLE NİCE MUTLU YILLARA...

]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BEŞİKTAŞ: 2 - 0 İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36104</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 03:10:20 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36104</guid>
			<description><![CDATA[Turkcell Süper Lig'de 18. hafta oynanması gereken ancak yoğun kar yağışı nedeniyle ertelenen İBB maçımız bu akşam oynandı. Takımımız mücadeleyi 2-0 kazandı ve zirveye bir adım daha yaklaştı. Beşiktaşımıza galibiyeti getiren goller 43. dakikada Bobo ve 62. dakikada Holosko'dan geldi. Bu sonuçla takımımız puanını 48'e yükseltti.

Şampiyonluk yolunda çok önemli bir maç olan İBB maçına taraftarımız büyük ilgi gösterdi. Tribünleri dolduran taraftarlarımız ilk dakikadan itibaren gösterdikleri destekle takımımız için itici güç oldular.

Teknik direktörümüz Mustafa Denizli, son olarak Kayserispor deplasmanında oynadığımız oyun şablonunu İstanbul B.B. karşısında da sürdürdü. Sakat olan Fabian Ernst ve İbrahim Kaş'ın yerine Filip Holosko ve genç Necip Uysal'ı sahaya sürerken dörtlü defansın önünde İbrahim Toraman oynadı. Hücum hattımız ise Bobo ve Holosko'dan oluştu.



Üç büyüklerden aldığı puanlarla bilinen İstanbul B.B. bunu orta sahayı kalabalık tutarak elde ediyordu. Buna karşı önlemini alan Mustafa Denizli, İbrahim Toraman, Michael Fink ve Necip Uysal üçlüsünün mücadele gücünden faydalanıp orta sahayı sağlama alırken rakibine ilk yarı boyunca hiç pozisyon vermedi.

İlk yarıda oyunun tek hakimi olan takımımız 11. dakikada Bobo ile ilk gol pozisyonunu buldu. Sambacı, orta sahadan aldığı topla İbrahim Üzülmez ile paslaştı ve kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda meşin yuvarlağı kaleci Hasagic'e nişanladı.

Ancak golcü oyuncumuz, 43. dakikada yakaladığı pozisyonu affetmedi. İbrahim Üzülmez'in ceza sahası dışından çektiği şut sonrası önüne düşen topa dönerek vuran yıldız oyuncumuz ilk golümüzü attı. Bu, Bobo'nun bu sezon attığı 9. goldü.

Takımımız ikinci yarıya da aynı düzende başlarken rakibine adeta top yüzü göstermedi. Kendi hatamızla 64. dakikada verdiğimiz ve Rüştü Reçber'in devleştiği pozisyon dışında kalemizde ciddi bir gol tehlikesi yaşamadık. Takımımızı rahatlatan gol ise 62. dakikada geldi. Ferrari'nin uzaklaştırdığı top, İBB defansının dağınık yakalanmasına neden oldu. Bu hatadan faydalanan Filip Holosko, sol çaprazdan ceza alanına girdi ve kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda ikinci golümüzü kaydetti.

Son zamanlardaki en güzel futbolunu oynayan Beşiktaşımız, zor gibi gözüken İBB maçında rakibine adeta gücünü kabul ettirdi ve bu üstünlüğünü iki golle üç puana çevirdi. Kayserispor maçının ardından İBB maçında da oynadığımız 4-1-3-2 sistemi meyvelerini vermeye devam etti.

Takımımızda hemen herkesin çok iyi oynadığı maçta, Kayserispor maçının yıldızı Rodrigo Tello, istekli oyununu bu maçta da sürdürdü. Takım halinde gösterdiğimiz arzulu oyun, kadro kalitemizle birleşince galibiyet kaçınılmaz oldu.

MAÇTAN DAKİKALAR

12. dakikada sol çaprazdan gelişen Beşiktaş atağında, İbrahim Üzülmez ceza alanına girdiği anda, pasını yerden altıpasın önünde Bobo'ya verdi. Bobo, yerden vuruşunda kaleci Hasagic'in göğsünden dönen topu bir kez daha kaleye göndermeye çalışırken, savunma tehlikeyi uzaklaştırdı.
26. dakikada İbrahim Toraman'ın sağ çaprazdan ortasında, savunmanın arkasında topla buluşan Ekrem, meşin yuvarlağı kaleciden önce kafayla kaleye göndermek istedi, ancak bu oyuncunun dokunamadığı top auta gitti.
27. dakikada Tello, kullandığı serbest atışta, topu sürpriz koşu yapan Holosko'nun önüne bıraktı. Holosko, sağ çaprazdan ceza alanına girdiği anda sert vurdu, ancak meşin yuvarlak Ekrem'e çarparak kornere çıktı.
30. dakikada kafalardan seken top İstanbul Büyükşehir Belediyespor ceza alanına düşerken, Ekrem yine kaleciden önce hamle yapma fırsatı buldu. Siyah-beyazlı oyuncu bu kez de meşin yuvarlağa dokunamayınca kaleci Hasagic topa sahip oldu.
43. dakikada İbrahim Üzülmez'in şutunda savunmaya çarpan topu, ceza alanı içinde Bobo aldı. Brezilyalı oyuncu, dönerek meşin yuvarlağı ters köşeden ağlara gönderdi ve takımını 1-0 öne geçirdi.
Karşılaşmanın ilk yarısı, Beşiktaş'ın 1-0 üstünlüğüyle sona erdi. 
62. dakikada savunmadan top çıkardığı anda ikinci golü buldu. Orta sahada Ferrari'nin uzaklaştırmaya çalıştığı topu, savunmanın unuttuğu Holosko önünde buldu. Slovak oyuncu, sağ çaprazdan ceza alanına girdiği anda düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 2-0
64. dakikada Ekrem'in ara pasında, sağ çaprazda topla buluşan Ali, İbrahim Üzülmez ve Ferrari'den meşin yuvarlağı kurtardığı anda sert vurdu. Kaleci Rüştü ilk hamlede topu önlerken, savunmadan seken meşin yuvarlağa ikinci hamlede sahip oldu.
65. dakikada Kus'un sağdan ortasında, Sivok'tan seken topu Efe kaleye göndermek isterken, meşin yuvarlak üst ağlarda kaldı.
87. dakikada Ali'nin sağdan kullandığı korner atışında, ceza alanı içinde topla buluşan Barbosa kafayı vurdu, meşin yuvarlak üstten auta gitti.

Beşiktaş, karşılaşmayı 2-0 kazanarak zirveye biraz daha yaklaştı.

Stat: BJK İnönü 
Hakemler: Yunus Yıldırım, Alper Ulusoy, Volkan Narinç 

Beşiktaş: Rüştü, Ekrem, Sivok, Ferrari, İbrahim Üzülmez, İbrahim Toraman, Fink, Necip (Dk. 86 Uğur), Holosko, Tello (Dk. 88 Tabata), Bobo 

İstanbul Büyükşehir Belediyespor: Hasagic, Kus, Can, Barbosa, Ekrem, Nsumbu (Dk. 54 Efe), Mahmut, Serhat (Dk. 81 Okan), Ali, Tevfik, İskender (Dk. 71 Hasan) 

Goller: Dk. 43 Bobo, Dk. 62 Holosko]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Turkcell Süper Lig'de 18. hafta oynanması gereken ancak yoğun kar yağışı nedeniyle ertelenen İBB maçımız bu akşam oynandı. Takımımız mücadeleyi 2-0 kazandı ve zirveye bir adım daha yaklaştı. Beşiktaşımıza galibiyeti getiren goller 43. dakikada Bobo ve 62. dakikada Holosko'dan geldi. Bu sonuçla takımımız puanını 48'e yükseltti.

Şampiyonluk yolunda çok önemli bir maç olan İBB maçına taraftarımız büyük ilgi gösterdi. Tribünleri dolduran taraftarlarımız ilk dakikadan itibaren gösterdikleri destekle takımımız için itici güç oldular.

Teknik direktörümüz Mustafa Denizli, son olarak Kayserispor deplasmanında oynadığımız oyun şablonunu İstanbul B.B. karşısında da sürdürdü. Sakat olan Fabian Ernst ve İbrahim Kaş'ın yerine Filip Holosko ve genç Necip Uysal'ı sahaya sürerken dörtlü defansın önünde İbrahim Toraman oynadı. Hücum hattımız ise Bobo ve Holosko'dan oluştu.



Üç büyüklerden aldığı puanlarla bilinen İstanbul B.B. bunu orta sahayı kalabalık tutarak elde ediyordu. Buna karşı önlemini alan Mustafa Denizli, İbrahim Toraman, Michael Fink ve Necip Uysal üçlüsünün mücadele gücünden faydalanıp orta sahayı sağlama alırken rakibine ilk yarı boyunca hiç pozisyon vermedi.

İlk yarıda oyunun tek hakimi olan takımımız 11. dakikada Bobo ile ilk gol pozisyonunu buldu. Sambacı, orta sahadan aldığı topla İbrahim Üzülmez ile paslaştı ve kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda meşin yuvarlağı kaleci Hasagic'e nişanladı.

Ancak golcü oyuncumuz, 43. dakikada yakaladığı pozisyonu affetmedi. İbrahim Üzülmez'in ceza sahası dışından çektiği şut sonrası önüne düşen topa dönerek vuran yıldız oyuncumuz ilk golümüzü attı. Bu, Bobo'nun bu sezon attığı 9. goldü.

Takımımız ikinci yarıya da aynı düzende başlarken rakibine adeta top yüzü göstermedi. Kendi hatamızla 64. dakikada verdiğimiz ve Rüştü Reçber'in devleştiği pozisyon dışında kalemizde ciddi bir gol tehlikesi yaşamadık. Takımımızı rahatlatan gol ise 62. dakikada geldi. Ferrari'nin uzaklaştırdığı top, İBB defansının dağınık yakalanmasına neden oldu. Bu hatadan faydalanan Filip Holosko, sol çaprazdan ceza alanına girdi ve kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda ikinci golümüzü kaydetti.

Son zamanlardaki en güzel futbolunu oynayan Beşiktaşımız, zor gibi gözüken İBB maçında rakibine adeta gücünü kabul ettirdi ve bu üstünlüğünü iki golle üç puana çevirdi. Kayserispor maçının ardından İBB maçında da oynadığımız 4-1-3-2 sistemi meyvelerini vermeye devam etti.

Takımımızda hemen herkesin çok iyi oynadığı maçta, Kayserispor maçının yıldızı Rodrigo Tello, istekli oyununu bu maçta da sürdürdü. Takım halinde gösterdiğimiz arzulu oyun, kadro kalitemizle birleşince galibiyet kaçınılmaz oldu.

MAÇTAN DAKİKALAR

12. dakikada sol çaprazdan gelişen Beşiktaş atağında, İbrahim Üzülmez ceza alanına girdiği anda, pasını yerden altıpasın önünde Bobo'ya verdi. Bobo, yerden vuruşunda kaleci Hasagic'in göğsünden dönen topu bir kez daha kaleye göndermeye çalışırken, savunma tehlikeyi uzaklaştırdı.
26. dakikada İbrahim Toraman'ın sağ çaprazdan ortasında, savunmanın arkasında topla buluşan Ekrem, meşin yuvarlağı kaleciden önce kafayla kaleye göndermek istedi, ancak bu oyuncunun dokunamadığı top auta gitti.
27. dakikada Tello, kullandığı serbest atışta, topu sürpriz koşu yapan Holosko'nun önüne bıraktı. Holosko, sağ çaprazdan ceza alanına girdiği anda sert vurdu, ancak meşin yuvarlak Ekrem'e çarparak kornere çıktı.
30. dakikada kafalardan seken top İstanbul Büyükşehir Belediyespor ceza alanına düşerken, Ekrem yine kaleciden önce hamle yapma fırsatı buldu. Siyah-beyazlı oyuncu bu kez de meşin yuvarlağa dokunamayınca kaleci Hasagic topa sahip oldu.
43. dakikada İbrahim Üzülmez'in şutunda savunmaya çarpan topu, ceza alanı içinde Bobo aldı. Brezilyalı oyuncu, dönerek meşin yuvarlağı ters köşeden ağlara gönderdi ve takımını 1-0 öne geçirdi.
Karşılaşmanın ilk yarısı, Beşiktaş'ın 1-0 üstünlüğüyle sona erdi. 
62. dakikada savunmadan top çıkardığı anda ikinci golü buldu. Orta sahada Ferrari'nin uzaklaştırmaya çalıştığı topu, savunmanın unuttuğu Holosko önünde buldu. Slovak oyuncu, sağ çaprazdan ceza alanına girdiği anda düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 2-0
64. dakikada Ekrem'in ara pasında, sağ çaprazda topla buluşan Ali, İbrahim Üzülmez ve Ferrari'den meşin yuvarlağı kurtardığı anda sert vurdu. Kaleci Rüştü ilk hamlede topu önlerken, savunmadan seken meşin yuvarlağa ikinci hamlede sahip oldu.
65. dakikada Kus'un sağdan ortasında, Sivok'tan seken topu Efe kaleye göndermek isterken, meşin yuvarlak üst ağlarda kaldı.
87. dakikada Ali'nin sağdan kullandığı korner atışında, ceza alanı içinde topla buluşan Barbosa kafayı vurdu, meşin yuvarlak üstten auta gitti.

Beşiktaş, karşılaşmayı 2-0 kazanarak zirveye biraz daha yaklaştı.

Stat: BJK İnönü 
Hakemler: Yunus Yıldırım, Alper Ulusoy, Volkan Narinç 

Beşiktaş: Rüştü, Ekrem, Sivok, Ferrari, İbrahim Üzülmez, İbrahim Toraman, Fink, Necip (Dk. 86 Uğur), Holosko, Tello (Dk. 88 Tabata), Bobo 

İstanbul Büyükşehir Belediyespor: Hasagic, Kus, Can, Barbosa, Ekrem, Nsumbu (Dk. 54 Efe), Mahmut, Serhat (Dk. 81 Okan), Ali, Tevfik, İskender (Dk. 71 Hasan) 

Goller: Dk. 43 Bobo, Dk. 62 Holosko]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dünya`nın insanlara Nasihati...]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36103</link>
			<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 09:50:28 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36103</guid>
			<description><![CDATA[EY ADEMOĞLU!

Üzerimde ; gezip dolaşıyorsun! 
İçimde ; hareket edemeyeceksin! 
Üzerimde ; günah işlersin! 
İçimde ; hesap vereceksin! 
Üzerimde ; gülüyorsun! 
İçimde ; ağlayacaksın! 
Üzerimde ; neşelenirsin! 
İçimde ; mahzun olacaksın! 
Üzerimde ; mal topluyorsun! 
İçimde ; pişman olacaksın! 
Üzerimde ; haram yiyorsun! 
İçimde ; kurtlar seni yiyecek! 
Üzerimde ; hile yapıyorsun! 
İçimde ; zelil olacaksın! 
Üzerimde ; sevinçlisin! 
İçimde ; üzüntüye düşersin! 
Üzerimde ; ışıkta geziyorsun! 
İçimde ; karanlığa düşersin! 
Üzerimde ; herkesle berabersin! 
İçimde ; yalnız kalacaksın

Şu 4 şeyin değerini ancak aşadaki 4 kimse bilebilir. 
1. Gençliğin değerini ancak yaşlılar bilir. 
2. Huzurun değerini ancak bela çekenler bilir. 
3. Sağlığın değerini ancak hastalar bilir. 
4. Hayatın değerini ancak ölüler bilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[EY ADEMOĞLU!

Üzerimde ; gezip dolaşıyorsun! 
İçimde ; hareket edemeyeceksin! 
Üzerimde ; günah işlersin! 
İçimde ; hesap vereceksin! 
Üzerimde ; gülüyorsun! 
İçimde ; ağlayacaksın! 
Üzerimde ; neşelenirsin! 
İçimde ; mahzun olacaksın! 
Üzerimde ; mal topluyorsun! 
İçimde ; pişman olacaksın! 
Üzerimde ; haram yiyorsun! 
İçimde ; kurtlar seni yiyecek! 
Üzerimde ; hile yapıyorsun! 
İçimde ; zelil olacaksın! 
Üzerimde ; sevinçlisin! 
İçimde ; üzüntüye düşersin! 
Üzerimde ; ışıkta geziyorsun! 
İçimde ; karanlığa düşersin! 
Üzerimde ; herkesle berabersin! 
İçimde ; yalnız kalacaksın

Şu 4 şeyin değerini ancak aşadaki 4 kimse bilebilir. 
1. Gençliğin değerini ancak yaşlılar bilir. 
2. Huzurun değerini ancak bela çekenler bilir. 
3. Sağlığın değerini ancak hastalar bilir. 
4. Hayatın değerini ancak ölüler bilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gel]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36102</link>
			<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 09:02:02 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36102</guid>
			<description><![CDATA[Gene gel, gene.
Ne olursan ol, ister kafir ol,
İster atese tap, ister puta,
İster yüz kere tövbe etmiş ol,
ister yüz kere bozmuş ol tövbeni...
Umutsuzluk kapısı değil bu kapı,
Nasılsan,
Öyle gel...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Gene gel, gene.
Ne olursan ol, ister kafir ol,
İster atese tap, ister puta,
İster yüz kere tövbe etmiş ol,
ister yüz kere bozmuş ol tövbeni...
Umutsuzluk kapısı değil bu kapı,
Nasılsan,
Öyle gel...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nice Seneler&nbsp;&nbsp;Sevgili ``barika``]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36101</link>
			<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 05:50:20 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36101</guid>
			<description><![CDATA[DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN SEVGİLİ MODUMUZ&nbsp;&nbsp; ``barika``

NİCE MUTLU YILLARA BIRLIKTE INSALLAH SAGLIK MUTLULUK HUZURLU BIR YAS DiLiYORUM SANA iYiKi VARSIN VE BiZiMLESiN...

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN SEVGİLİ MODUMUZ&nbsp;&nbsp; ``barika``

NİCE MUTLU YILLARA BIRLIKTE INSALLAH SAGLIK MUTLULUK HUZURLU BIR YAS DiLiYORUM SANA iYiKi VARSIN VE BiZiMLESiN...

]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Evde Kalmış Kızlar Müjde !!!!!!!!!!! :)]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36100</link>
			<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 20:22:18 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36100</guid>
			<description><![CDATA[Adınızı,Yaşınızı, Boyunuzu, Kilonuzu Yazıp 3535'e Gönderin Turşunuzu Biz Kuralım 


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Adınızı,Yaşınızı, Boyunuzu, Kilonuzu Yazıp 3535'e Gönderin Turşunuzu Biz Kuralım 


]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ilginç bilgi bunlar diyenler?]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36099</link>
			<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 19:10:03 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36099</guid>
			<description><![CDATA[Bir yılan 3 yıl uyuyabilir. 
-Bal bozulmayan tek gıdadır.

-Ördeğin sesi yankı yapmaz.

-Denizyıldızlarının beyni yoktur.

-Üzüm mikrodalga fırında patlar.

-İnsan yılda en az 1460 rüya görür.

-İçtiğimiz sular 3 milyar yaşındadır.

-Karınca iki hafta su altında yaşayabilir.

-İnsan kalbi dakikada 60-80 defa çarpar.

-Üzümü mikrodalgaya koyarsanız patlar.

-Parmak izi gibi herkesin dil izi de farklıdır.

-"Pi" sayısının bir milyarıncı rakamı 9'dur.

-Dünyada insanlardan daha çok tavuk var.

-Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.

-İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlamdır.

-Hiçbir kağıt 7 defadan fazla 2'ye katlanamaz.

-Türkiye'de Mehmet adında 1 milyon 229 kişi var.

-Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar.

-Yerçekimsiz ortamda mum alevi küre şeklinde olur.

-El tırnakları ayak tırnaklarından 4 kat daha hızlı uzar.

-Otomobil sayısı insan sayısından 3 kat daha hızlı artıyor.

-Doğum gününüzü en az 9 milyon kişiyle paylaşıyorsunuz.

-Bir bardak sıcak su, buzdolabında soğuk sudan daha çabuk donar.

-Günde 24 saat sayı saysanız, 1 trilyona ulaşmanız 31 bin 688 yıl alır.

-Dünyada bir yılda gerçek paradan daha fazla Monopol parası basılıyor.

-Eksi 90 derecede nefesimiz, havanın ortasında donar ve düşer.

-Vücudumuzdaki tüm damarları uç uca ekleseniz 19 bin 200 kilometre eder.

-Çin'de İngilizce konuşan kişi sayısı Amerika'dan daha fazladır.

-Elma, soğan ve patatesin tadı aynıdır. Fark sadece tamamen kokularından kaynaklanır. Aslında hepsi tatlıdır.

-13 rakamının uğursuz olarak bilinmesi nedeniyle ABD'de birçok otelde 13. katta oda bulunmaz. 
-En uzun boylu insan 1940 yılında ölen 2,72 metre boyunda ABD'li R.P. Wadlow olmuştur.

-Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesi yufka gibi açılarak bir tenis kortu büyüklüğüne kadar yırtılmadan uzatılabilir. 

-Einstein 9 yaşından sonra akıcı konuşmaya başladı. Aile onda zihin geriliği olduğunu bile düşündü.

-İnsan daha çok oksijen alabilmek ve vücudundaki karbon gazını boşaltmak için esner.

-İnsan bir günde 28-33 bin litre hava, 500-700 litre oksijen, 2 kilogram yiyecek tüketir.

-Dünyanın en hızlı kuşu Boğazlı Kırlangıç'tır. 3 saniye süreyle saatte 128 km. sürate ulaşmıştır. 

-Michel Jordan bir yılda Nike'den Nike'ın Malezya fabrikası personelinin hepsinden fazla para kazanıyor.

-ABD, Ohio'da lisans olmadan fare yakalamak yasaktır.
-Eğer aynı zamanda aksırır, hıçkırır ve gaz çıkarırsanız, patlarsınız.

-Aşık olduğumuzda beynimiz "phenylethylamine" üretir. Bu kalp atışınızı hızlandırır ve sizi mutlu yapar. Mu kimyasal madde çikolatada da vardır.

-Uzayda yerçekimi olmadığı için astronotlar ağlayamaz. Çünkü gözyaşı aşağı düşmez.

-Birinci Dünya Savaşında Fransa ülkedeki tüm taksileri tüm taksileri devraldı ve askerler cepheye bu taksilerle taşındı.

-1994 Dünya Kupası'nda, Bulgaristan futbol takımının 11 oyuncusunun hepsinin isminin sonu "OV" ile bitiyordu.

-Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz, sizi gizler. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamalarını engeller.

-Kahve sarhoş bir insanın ayılmasına yardımcı olmaz. Hatta çoğu zaman alkolün etkisinin artmasına yol açar.

-Kereviz yerken harcanan kalori,kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.

-Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gereklidir. 

-Klinik ölüm sonrası insan 5 dakika içinde hayata geri getirilebilir. 5 dakika sonra beyin hücreleri ölmeye başlar, ama yine de bu süreyi 5 dakika daha uzatmak mümkündür.

-İnsan uzun süre bir böbrek ve bir akciğerle, midesiz, dalaksız yaşayabilir, ama karaciğersiz bir dakika bile yaşayamaz.

-Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.-Soğuk havalarda ısınmak için alkol almak son derece tehlikelidir. Yüzeysel damarlarda genişlemeye yol açan alkol bir süre kendinizi ısınmış gibi hissetmenize yol açarken, vücudun ısı kaybını kolaylaştırır. Bu da donmayı çabuklaştırır.

-Macar Yanosh Voven ve karısı Sara dünyada en uzun aile hayatı sürmüşler. Onlar 147 sene beraber yaşamışlar. Yanosh 172, Sara 164 sene yaşamıştır. Öldüklerinde en küçük çocuklarının 116 yaşı varmış.

-En büyük kuş yumurtası devekuşunundur. 15 - 20 santimetre uzunluğunda ve ortalama 1.7 kilogram ağırlığındadır. Kaynatılarak pişirilmesi 40 dakika sürer 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bir yılan 3 yıl uyuyabilir. 
-Bal bozulmayan tek gıdadır.

-Ördeğin sesi yankı yapmaz.

-Denizyıldızlarının beyni yoktur.

-Üzüm mikrodalga fırında patlar.

-İnsan yılda en az 1460 rüya görür.

-İçtiğimiz sular 3 milyar yaşındadır.

-Karınca iki hafta su altında yaşayabilir.

-İnsan kalbi dakikada 60-80 defa çarpar.

-Üzümü mikrodalgaya koyarsanız patlar.

-Parmak izi gibi herkesin dil izi de farklıdır.

-"Pi" sayısının bir milyarıncı rakamı 9'dur.

-Dünyada insanlardan daha çok tavuk var.

-Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.

-İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlamdır.

-Hiçbir kağıt 7 defadan fazla 2'ye katlanamaz.

-Türkiye'de Mehmet adında 1 milyon 229 kişi var.

-Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar.

-Yerçekimsiz ortamda mum alevi küre şeklinde olur.

-El tırnakları ayak tırnaklarından 4 kat daha hızlı uzar.

-Otomobil sayısı insan sayısından 3 kat daha hızlı artıyor.

-Doğum gününüzü en az 9 milyon kişiyle paylaşıyorsunuz.

-Bir bardak sıcak su, buzdolabında soğuk sudan daha çabuk donar.

-Günde 24 saat sayı saysanız, 1 trilyona ulaşmanız 31 bin 688 yıl alır.

-Dünyada bir yılda gerçek paradan daha fazla Monopol parası basılıyor.

-Eksi 90 derecede nefesimiz, havanın ortasında donar ve düşer.

-Vücudumuzdaki tüm damarları uç uca ekleseniz 19 bin 200 kilometre eder.

-Çin'de İngilizce konuşan kişi sayısı Amerika'dan daha fazladır.

-Elma, soğan ve patatesin tadı aynıdır. Fark sadece tamamen kokularından kaynaklanır. Aslında hepsi tatlıdır.

-13 rakamının uğursuz olarak bilinmesi nedeniyle ABD'de birçok otelde 13. katta oda bulunmaz. 
-En uzun boylu insan 1940 yılında ölen 2,72 metre boyunda ABD'li R.P. Wadlow olmuştur.

-Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesi yufka gibi açılarak bir tenis kortu büyüklüğüne kadar yırtılmadan uzatılabilir. 

-Einstein 9 yaşından sonra akıcı konuşmaya başladı. Aile onda zihin geriliği olduğunu bile düşündü.

-İnsan daha çok oksijen alabilmek ve vücudundaki karbon gazını boşaltmak için esner.

-İnsan bir günde 28-33 bin litre hava, 500-700 litre oksijen, 2 kilogram yiyecek tüketir.

-Dünyanın en hızlı kuşu Boğazlı Kırlangıç'tır. 3 saniye süreyle saatte 128 km. sürate ulaşmıştır. 

-Michel Jordan bir yılda Nike'den Nike'ın Malezya fabrikası personelinin hepsinden fazla para kazanıyor.

-ABD, Ohio'da lisans olmadan fare yakalamak yasaktır.
-Eğer aynı zamanda aksırır, hıçkırır ve gaz çıkarırsanız, patlarsınız.

-Aşık olduğumuzda beynimiz "phenylethylamine" üretir. Bu kalp atışınızı hızlandırır ve sizi mutlu yapar. Mu kimyasal madde çikolatada da vardır.

-Uzayda yerçekimi olmadığı için astronotlar ağlayamaz. Çünkü gözyaşı aşağı düşmez.

-Birinci Dünya Savaşında Fransa ülkedeki tüm taksileri tüm taksileri devraldı ve askerler cepheye bu taksilerle taşındı.

-1994 Dünya Kupası'nda, Bulgaristan futbol takımının 11 oyuncusunun hepsinin isminin sonu "OV" ile bitiyordu.

-Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz, sizi gizler. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamalarını engeller.

-Kahve sarhoş bir insanın ayılmasına yardımcı olmaz. Hatta çoğu zaman alkolün etkisinin artmasına yol açar.

-Kereviz yerken harcanan kalori,kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.

-Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gereklidir. 

-Klinik ölüm sonrası insan 5 dakika içinde hayata geri getirilebilir. 5 dakika sonra beyin hücreleri ölmeye başlar, ama yine de bu süreyi 5 dakika daha uzatmak mümkündür.

-İnsan uzun süre bir böbrek ve bir akciğerle, midesiz, dalaksız yaşayabilir, ama karaciğersiz bir dakika bile yaşayamaz.

-Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.-Soğuk havalarda ısınmak için alkol almak son derece tehlikelidir. Yüzeysel damarlarda genişlemeye yol açan alkol bir süre kendinizi ısınmış gibi hissetmenize yol açarken, vücudun ısı kaybını kolaylaştırır. Bu da donmayı çabuklaştırır.

-Macar Yanosh Voven ve karısı Sara dünyada en uzun aile hayatı sürmüşler. Onlar 147 sene beraber yaşamışlar. Yanosh 172, Sara 164 sene yaşamıştır. Öldüklerinde en küçük çocuklarının 116 yaşı varmış.

-En büyük kuş yumurtası devekuşunundur. 15 - 20 santimetre uzunluğunda ve ortalama 1.7 kilogram ağırlığındadır. Kaynatılarak pişirilmesi 40 dakika sürer 
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA['YANLIŞ' ve... 'DEĞERLER']]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36098</link>
			<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 12:29:50 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36098</guid>
			<description><![CDATA['YANLIŞ' ve... 'DEĞERLER'

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 11 yaşındaydı ve New Hampshire gölünün ortasındaki adadaki evlerinde ne zaman eline bir fırsat geçse hemen balığa giderdi.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Levrek avı yasağının kalkmasından bir gün önce, babasıyla akşamın ilk saatlerinde küçük güneş balıklarından yakaladı. Sonra oltasına yem takıp, oltayı fırlatma talimi yaptı. Yem suya değdiği zaman gün batımında suda altın haleleler oluşturmuş, daha sonra gölün üzerinde ay doğmuştu. Oltasının hızla çekildiğini hissedince,oltaya büyük bir balık geldiğini anladı. Babası oğlunun balığı çekişini hayranlıkla izledi. Çocuk sonunda yorgun düşen balığı sudan çıkardı. Bu o güne kadar gördüğü en büyük balıktı, bir levrek; ama av yasağının kalkmasına sadece saatler kalmıştı.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Baba-oğul güzelim balığa baktılar, pulları ay ışığında ışıl ışıl parlıyordu. Babası bir kibrit yakıp saatine baktı. Saat 22.00 olmuştu. Av yasağının bitmesine daha iki saat vardı. Önce balığa, sonra oğluna baktı.
'Suya geri bırakman gerekiyor, oğlum,' dedi.
'Baba!' diye itiraz etti çocuk ağlamaklı bir sesle.
'Başka balıklar da var,' dedi babası.
'Ama hiçbiri bunun kadar büyük değil!' dedi çocuk.
Göle şöyle bir göz attı. Gölde hiçbir balıkçı teknesi yoktu. Babasının yüzüne baktı bu kez. Kendilerini hiç kimsenin görmemiş olmasına, kimsenin ne balığı yakaladıklarını bilmesinin olanaksız olmasına karşın, babasının sesinden bu konuda hiçbir ödün vermeyeceğini anlamıştı.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Oltanın ucunu balığın ağzından çekti ve balığı gölün karanlık sularına bıraktı.Balık suya düşer düşmez, şöyle bir çırpındı ve gözden kayboldu. Çocuk bir daha bu kadar büyük bir balık tutamayacağından emindi...
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bu olay bundan tam 34 yıl önce oldu. Bugün o çocuk New York City'nin ünlü mimarlarındandır.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Babasının küçük evi hâlâ o adadadır.Oğlunu ve kızlarını hâlâ o adadaki küçük eve balık tutmaya götürür.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Çocuk haklıydı. Bir daha o kadar büyük bir balık tutamadı. Fakat&nbsp;&nbsp;'değerler' konusunda bir ikilem yaşadığı zaman hep o balığı gözünün önüne getirir. Babasından öğrendiği gibi 'değerler', doğru ile yanlışın ne olduğu konusunda çok basit bir konudur. Güç olan yalnızca değerlerin uygulanabilmesidir.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Birileri görmediği zaman da doğru olanı yapabiliyor muyuz? Evet, küçüklüğümüzde bizlere balığı suya geri bırakmak öğretilseydi, doğru olanı yapabilirdik. Çünkü gerçeğin ve doğrunun ne olduğunu öğrenmiş olurduk.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Doğru olanı yapma kararı belleklerimizdeki canlılığını hiçbir zaman yitirmez. Bu anıyı dostlarımıza ve torunlarımıza göğsümüz kabara kabara anlatırız.Fırsatlardan yararlanmak değil, doğru olanı yapmaktır önemli olan.

* * * * * * * * * * *

Çocuğunu öyle karşıla ki; eve geldiği zaman, en güzel yere geldiğini hissetsin... .

Eşini öyle karşıla ki; yanına geldiği zaman, en doğru insana kavuştuğunu hissetsin... .

Anneni öyle karşıla ki; doğumundaki ağrıları lezzetle takas etsin...

Babanı öyle karşıla ki; ömür boyu bir başka evlada imrenmesin.. .

Fakiri öyle karşıla ki; ona serdiğinden büyük, bir dua sofrası sersin....

Zengini öyle karşıla ki; gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğinden kahretsin...

 
Hepiniz değerlerinizi kaybetmeden sevgiyle kalın&nbsp;&nbsp;......]]></description>
			<content:encoded><![CDATA['YANLIŞ' ve... 'DEĞERLER'

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 11 yaşındaydı ve New Hampshire gölünün ortasındaki adadaki evlerinde ne zaman eline bir fırsat geçse hemen balığa giderdi.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Levrek avı yasağının kalkmasından bir gün önce, babasıyla akşamın ilk saatlerinde küçük güneş balıklarından yakaladı. Sonra oltasına yem takıp, oltayı fırlatma talimi yaptı. Yem suya değdiği zaman gün batımında suda altın haleleler oluşturmuş, daha sonra gölün üzerinde ay doğmuştu. Oltasının hızla çekildiğini hissedince,oltaya büyük bir balık geldiğini anladı. Babası oğlunun balığı çekişini hayranlıkla izledi. Çocuk sonunda yorgun düşen balığı sudan çıkardı. Bu o güne kadar gördüğü en büyük balıktı, bir levrek; ama av yasağının kalkmasına sadece saatler kalmıştı.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Baba-oğul güzelim balığa baktılar, pulları ay ışığında ışıl ışıl parlıyordu. Babası bir kibrit yakıp saatine baktı. Saat 22.00 olmuştu. Av yasağının bitmesine daha iki saat vardı. Önce balığa, sonra oğluna baktı.
'Suya geri bırakman gerekiyor, oğlum,' dedi.
'Baba!' diye itiraz etti çocuk ağlamaklı bir sesle.
'Başka balıklar da var,' dedi babası.
'Ama hiçbiri bunun kadar büyük değil!' dedi çocuk.
Göle şöyle bir göz attı. Gölde hiçbir balıkçı teknesi yoktu. Babasının yüzüne baktı bu kez. Kendilerini hiç kimsenin görmemiş olmasına, kimsenin ne balığı yakaladıklarını bilmesinin olanaksız olmasına karşın, babasının sesinden bu konuda hiçbir ödün vermeyeceğini anlamıştı.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Oltanın ucunu balığın ağzından çekti ve balığı gölün karanlık sularına bıraktı.Balık suya düşer düşmez, şöyle bir çırpındı ve gözden kayboldu. Çocuk bir daha bu kadar büyük bir balık tutamayacağından emindi...
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bu olay bundan tam 34 yıl önce oldu. Bugün o çocuk New York City'nin ünlü mimarlarındandır.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Babasının küçük evi hâlâ o adadadır.Oğlunu ve kızlarını hâlâ o adadaki küçük eve balık tutmaya götürür.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Çocuk haklıydı. Bir daha o kadar büyük bir balık tutamadı. Fakat&nbsp;&nbsp;'değerler' konusunda bir ikilem yaşadığı zaman hep o balığı gözünün önüne getirir. Babasından öğrendiği gibi 'değerler', doğru ile yanlışın ne olduğu konusunda çok basit bir konudur. Güç olan yalnızca değerlerin uygulanabilmesidir.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Birileri görmediği zaman da doğru olanı yapabiliyor muyuz? Evet, küçüklüğümüzde bizlere balığı suya geri bırakmak öğretilseydi, doğru olanı yapabilirdik. Çünkü gerçeğin ve doğrunun ne olduğunu öğrenmiş olurduk.
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Doğru olanı yapma kararı belleklerimizdeki canlılığını hiçbir zaman yitirmez. Bu anıyı dostlarımıza ve torunlarımıza göğsümüz kabara kabara anlatırız.Fırsatlardan yararlanmak değil, doğru olanı yapmaktır önemli olan.

* * * * * * * * * * *

Çocuğunu öyle karşıla ki; eve geldiği zaman, en güzel yere geldiğini hissetsin... .

Eşini öyle karşıla ki; yanına geldiği zaman, en doğru insana kavuştuğunu hissetsin... .

Anneni öyle karşıla ki; doğumundaki ağrıları lezzetle takas etsin...

Babanı öyle karşıla ki; ömür boyu bir başka evlada imrenmesin.. .

Fakiri öyle karşıla ki; ona serdiğinden büyük, bir dua sofrası sersin....

Zengini öyle karşıla ki; gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğinden kahretsin...

 
Hepiniz değerlerinizi kaybetmeden sevgiyle kalın&nbsp;&nbsp;......]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türk Yapımı Bir Online Futbol Oyunu I Can Football]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36096</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 23:54:37 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36096</guid>
			<description><![CDATA[I Can Football
Oyuncular 3 boyutlu olarak karşılıklı futbol oynayabiliyor

I CAN FOOTBALL nedir?

I CAN FOOTBALL, internet üzerinden oynanan ve oyunculara birbirlerine karşı, 11 kişilik takımlar oluşturarak maç yapma imkanını sağlayan, 3 boyutlu bir futbol oyunudur.

I CAN FOOTBALL Türk oyunu mudur ?

Evet. I CAN FOOTBALL tamamiyle Türk yapımı bir oyundur.

I CAN FOOTBALL bir web oyunu mudur?

Web oyunları, browser penceresi içerisinde çalışan, genellikle küçük dosyalar dışında, kurulum gerektirmeyen, basit grafik ve oynanışa sahip oyunlardır. I CAN FOOTBALL, görüntü ve oynanış olarak, sizlere yeni nesil bir 3 boyutlu futbol oyunu deneyimi sunar. Web üzerinden oynanan oyunları ile kıyas dahi edilemez.

Modern 3 boyutlu futbol oyunlarına karşı I CAN FOOTBALL'un avantajları nelerdir?

Kaleci dahil bütün futbolcuları gerçek insanların yönetmesi, gerçeğe daha yakın bir futbol deneyimi yaşamanızı sağlar. Gerçek insanlarla, gerçek rekabet duygusunu yaşamanızı sağlar.

Takımların oyun düzenleri ve oyunun oynanış biçimi, diğer 3 boyutlu futbol oyunları gibi, önceden programlanmış rutinler şeklinde gelişmez. Sahada gerçek insanlar vardır. Yapacakları hareketleri, oyun kurgusunu kısaca her şeyi bu insanlar gerçekleştirir.

I CAN FOOTBALL bir simulasyon mudur? Yoksa bir eğlence mi?

I CAN FOOTBALL 'da, futbolda kullanılan hemen hemen bütün hareketler mevcuttur. Bütün futbol kuralları doğru bir şekilde oyuna eklenmiştir.

Başka bir çok oyunun aksine, bu hareketleri bilgisayar otomatik yardımlarla size yaptırmaz, sizin yapmanızı bekler. Kısacası oyuncuların bireysel yetenekleri, takım olarak kullandıkları taktikler ve takım oyununda başarılı olmaları, I CAN FOOTBALL'u bir futbol simulasyonu yapar. Ancak bunun yanında, diğer 3B futbol oyunlarına göre aksiyon seviyesi daha yüksektir.

Bu anlamda I CAN FOOTBALL, eğlenceli bir simulasyondur denebilir.

Benim bilgisayarımın konfigürasyonu düşük. I CAN FOOTBALL bende çalışır mı? P4 işlemci 256 Mb Ram Win XP veya üzeri işletim sistemi

I Can Football'un minimum konfigürasyonu aşağıda belirtilmiştir.

64 MB 3B hızlandırıcılı ekran kartı
P4 işlemci
256 Mb Ram
Win XP veya üzeri işletim sistemi

Minimum konfigürasyonun altında makinem var, I CAN FOOTBALL oynayabilir miyim?

Belki makineniz I CAN FOOTBALL oyununu açabilir. Ancak FPS&#65533;i çok düşük olacağından oyun oynanamayacak kadar yavaş çalışabilir.

Üye kaydımı yaptım. Ancak cep telefonuma hala aktivasyon kodu gelmedi. Ne yapmalıyım?

Zaman zaman operatörlerden kaynaklanan sorunlar sebebiyle Aktivasyon kodlarının gecikmesi söz konusu olabiliyor. Eğer kısa mesaj uzun bir süre telefonunuza gelmediyse üye girişi yaptıktan sonra, "Üyeliğini aktive etmemişsin hemen tıkla!" bağlantısına tıklayarak Aktivasyon kodunun tekrar gönderilmesi isteğinde bulunabilirsiniz.

Oyunu çalıştırdığımda Sobee.Client.exe-Uygulama Hatası alıyorum. Ne yapmalıyım?

I CAN FOOTBALL çalışabilmek için .net kitaplıklarına ihtiyaç duyar. Windows Vista kullanıyorsanız bilgisayarınızda bu kitaplıklar kurulu olacaktır. Eğer Windows XP kullanıcısıysanız ve .net kurulu değilse bu hata mesajını alabilirsiniz.

İşletim sisteminizin türüne göre aşağıdaki linklerden yükleme yapabilrisiniz.

32 Bit için
http://www.microsoft.com/downloads/detai...laylang=en

64 Bit için
http://www.microsoft.com/downloads/detai...laylang=en

FPS nedir? FPSyi nereden görebilirim?

I CAN FOOTBALL'da bahsettiğimiz FPS, Frame Per Second yani saniyede basılan kare sayısının kısaltmasıdır. Bu oyunun bilgisayarınızda ne kadar akıcı çalıştığını gösterir. Bu değer ne kadar yüksek olursa o kadar akıcı demektir.

Oyun sırasında F11 tuşuna bastığınızda sol üst tarafta bazı rakamlar ortaya çıkar. Bu rakamlar içinde yanında FPS yazan değer FPS nizi gösterecektir.

Hangi FPS değerlerinde oyunu verimli oynayabilirim?

25 in altında FPS değerleri görüntüde atlamalara neden olup oyunu zor oynanır hale getirecektir. 25 in üzerindeki değerler akıcı bir oynanış sağlayacaktır. 60 fps idealdir. 60 ın üzerindeki fps değerlerinde ise 60 a göre hiçbir farkı hissedilmez. 60 fazlasıyla yeterlidir.

FPS'yi artırmak için neler yapabilirim?

Oyun ayarlar menüsünden grafik ayarlarınızı düşürerek FPS nizi artırabilirsiniz. Güzel görüntü ve ideal FPS dengesini kendiniz dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.

Ekran kartınızın sürücüsünü güncellemek de iyi olacaktır.

Bir diğer şey de makinenizin konfigürasyonunu artırmak olacaktır. Özellikle ekran kartının iyi olması 3B oyunlarda ciddi fark yaratır.

Ekran kartı sürücümü nasıl güncelleyebilirim?

ATI marka işlemcili ekran kartlarının en güncel sürücülerini buradan indirebilirsiniz.
(http://ati.amd.com/support/driver.html)

NVidia marka işlemcili ekran kartlarının en güncel sürücülerini buradan indirebilirsiniz.
(http://www.nvidia.com/Download/index.aspx?lang=en-us)

Intel marka işlemcili ekran kartlarının en güncel sürücülerini buradan indirebilirsiniz.
(http://downloadcenter.intel.com)

56 Kb modemle I CAN FOOTBALL oynayabilir miyim?

Evet oynayabilirsiniz.

Kotalı ADSL kullanıcısıyım. I CAN FOOTBALL her kullanımda kotamdan ne kadar harcıyor?

I CAN FOOTBALL, yaklaşık olarak 1 MB/Saat veri tüketimine sahiptir. Bu değerlere internet bağlantı hızı etki etmemektedir.

I CAN FOOTBALL oynadığım sırada, internet üzerinden dosya indirmek, göndermek, radyo dinlemek gibi şeyler yapabilirmiyim? Gecikme (Ping, Latency) önemli midir?

Internet üzerinden dosya indirmek, göndermek, radyo dinlemek vs. gibi olaylar, internetinizde gecikmeye(latency) yol açar. Bu da oyun içinde topun, oyuncunuzun ve diğer oyuncuların hareketlerini geç algılamanıza sebep olur. Bu, oyunu oynamayı zorlaştıracağından,ICF oynarken interneti mümkün olduğunca boş bırakmak sizin oyun zevkinizin artması açısından önemlidir.

I CAN FOOTBALL oynarken gecikmeyi (latency, ping) nereden öğrenebilirim?

Oyun sırasında F11 tuşuna bastığınızda sol üst tarafta bazı rakamlar ortaya çıkar. Bu rakamlar içerisinde Latency değeri, gecikme değerini milisaniye cinsinden gösterir.

Hangi gecikme (latency, ping) değerlerinde, I CAN FOOTBALL 'u verimli oynayabilirim?

100-150 milisaniyeden (0.1-0.15 saniye) küçük değerlerde, I CAN FOOTBALL 'u rahatça oynayabilirsiniz. Latency değeri 100 'den ne kadar yüksekse o kadar gecikmeli oyun oynarsınız.

Oyun içerisinde özel mesaj yazamıyorum. Ne yapmam gerekiyor ?

Fısılda seçeneği iletişim kurabilmeniz için özel üyelik paketlerinin sağladığı avantajlardan faydalanıyor olmanız gerekmektedir.

Mevcut Üyeliğimi nasıl artırırım? Sobee VIP nasıl olurum ?

İleride eklenecek özel üyelik tipleri ile mevki değiştirme, kaptan olabilme, kaleci seçebilme, özel karakter tipleri gibi özelliklerin yanısıra, o üyelik tipine özel olarak sağlanan avantajlardan yararlanabileceksiniz. Özel üyelik seçenekleri ile ilgili duyurularımız için ana sayfayı takip edin.

Sobee VIP üyelik paketi ise yalnızca 08 Haziran 2009 öncesi kaydolmuş olan eski oyuncularımıza ömür boyu kullanmaları üzere sağladığımız bir ayrıcalıktır.

Nasıl daha iyi olabilirim ?

I CAN FOOTBALLda karakterinizi geliştirmek yerine daha çok katılımda bulunarak oyun deneyimi kazanabilirsiniz. Oyun içerisinde tüm ipler siz oyuncularımızın elinde olup hiç bir paket veya ek özellik oyuncu yeteneğine etki etmemektedir. Başlangıç için Nasıl Oynanır bölümünü inceleyebilirsiniz.

Oyunda bazı oyuncuların isimlerinin yanında [DEV] ya da [GM] gibi ifadeler var. Bunlar ne anlama geliyor?

DEV: Developer yani geliştirici anlamındadır ve Sobee'de ICF yi geliştiren takım üyesini belirtir. GM: Game master yani oyun yöneticisi anlamındadır ve oyun ortamının yönetiminden sorumlu kişileri belirtir.

Oyun içerisinde küfür, hakaret veya flood yapıldığını görüyorum. Ne yapmalıyım?

Rahatsız edici mesajlar gönderen kişilerin ismine sağ tıklayarak Yazışmayı Şikayet Et seçeneği ile bizlere bildirebilir, Sustur seçeneği ile bir daha o kullanıcıdan mesaj almamayı seçebilirsiniz

Flood nedir ? Neden yapılmamalıdır ?

Flood: Konuşma panelinde diğer oyuncuları rahatsız edecek şekilde ardarda aynı mesajın tekrar edilmesidir. Yine flood yapan oyuncuların ismine sağ tıklayarak Yazışmayı Şikayet Et seçeneği ile bizlere bildirebilir, Sustur seçeneği ile bir daha o kullanıcıdan mesaj almamayı seçebilirsiniz.

Açık Beta ne demek?

Açık Beta tam sürümden bir önceki herkesin kullanımına açılmış test sürümüdür. Bu sürümü oldukça hatasız bir şekilde sizlere sunmak istesek de gözden kaçmış hatalar olabilir. Zaten açık beta testinin amacı da bu hataları keşfedip gidermektir.

Tam sürüme ne zaman geçilecek?

Bununla ilgili kesin bir tarih şu an için veremiyoruz.

I CAN FOOTBALL oyunu gelecekte geliştirilmeye devam edecek mi?

I CAN FOOTBALL dönem dönem yeni eklentilerle geliştirilip zenginleştirilecektir.

I CAN FOOTBALL internet üzerinden oynandığı için yenilikleri güncellemeler sizlere aktaracaktır.



UYE OLMAK ICIN TIKLA

İNDIRMEK ICIN TIKLA


İyi Oyunlar...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[I Can Football
Oyuncular 3 boyutlu olarak karşılıklı futbol oynayabiliyor

I CAN FOOTBALL nedir?

I CAN FOOTBALL, internet üzerinden oynanan ve oyunculara birbirlerine karşı, 11 kişilik takımlar oluşturarak maç yapma imkanını sağlayan, 3 boyutlu bir futbol oyunudur.

I CAN FOOTBALL Türk oyunu mudur ?

Evet. I CAN FOOTBALL tamamiyle Türk yapımı bir oyundur.

I CAN FOOTBALL bir web oyunu mudur?

Web oyunları, browser penceresi içerisinde çalışan, genellikle küçük dosyalar dışında, kurulum gerektirmeyen, basit grafik ve oynanışa sahip oyunlardır. I CAN FOOTBALL, görüntü ve oynanış olarak, sizlere yeni nesil bir 3 boyutlu futbol oyunu deneyimi sunar. Web üzerinden oynanan oyunları ile kıyas dahi edilemez.

Modern 3 boyutlu futbol oyunlarına karşı I CAN FOOTBALL'un avantajları nelerdir?

Kaleci dahil bütün futbolcuları gerçek insanların yönetmesi, gerçeğe daha yakın bir futbol deneyimi yaşamanızı sağlar. Gerçek insanlarla, gerçek rekabet duygusunu yaşamanızı sağlar.

Takımların oyun düzenleri ve oyunun oynanış biçimi, diğer 3 boyutlu futbol oyunları gibi, önceden programlanmış rutinler şeklinde gelişmez. Sahada gerçek insanlar vardır. Yapacakları hareketleri, oyun kurgusunu kısaca her şeyi bu insanlar gerçekleştirir.

I CAN FOOTBALL bir simulasyon mudur? Yoksa bir eğlence mi?

I CAN FOOTBALL 'da, futbolda kullanılan hemen hemen bütün hareketler mevcuttur. Bütün futbol kuralları doğru bir şekilde oyuna eklenmiştir.

Başka bir çok oyunun aksine, bu hareketleri bilgisayar otomatik yardımlarla size yaptırmaz, sizin yapmanızı bekler. Kısacası oyuncuların bireysel yetenekleri, takım olarak kullandıkları taktikler ve takım oyununda başarılı olmaları, I CAN FOOTBALL'u bir futbol simulasyonu yapar. Ancak bunun yanında, diğer 3B futbol oyunlarına göre aksiyon seviyesi daha yüksektir.

Bu anlamda I CAN FOOTBALL, eğlenceli bir simulasyondur denebilir.

Benim bilgisayarımın konfigürasyonu düşük. I CAN FOOTBALL bende çalışır mı? P4 işlemci 256 Mb Ram Win XP veya üzeri işletim sistemi

I Can Football'un minimum konfigürasyonu aşağıda belirtilmiştir.

64 MB 3B hızlandırıcılı ekran kartı
P4 işlemci
256 Mb Ram
Win XP veya üzeri işletim sistemi

Minimum konfigürasyonun altında makinem var, I CAN FOOTBALL oynayabilir miyim?

Belki makineniz I CAN FOOTBALL oyununu açabilir. Ancak FPS&#65533;i çok düşük olacağından oyun oynanamayacak kadar yavaş çalışabilir.

Üye kaydımı yaptım. Ancak cep telefonuma hala aktivasyon kodu gelmedi. Ne yapmalıyım?

Zaman zaman operatörlerden kaynaklanan sorunlar sebebiyle Aktivasyon kodlarının gecikmesi söz konusu olabiliyor. Eğer kısa mesaj uzun bir süre telefonunuza gelmediyse üye girişi yaptıktan sonra, "Üyeliğini aktive etmemişsin hemen tıkla!" bağlantısına tıklayarak Aktivasyon kodunun tekrar gönderilmesi isteğinde bulunabilirsiniz.

Oyunu çalıştırdığımda Sobee.Client.exe-Uygulama Hatası alıyorum. Ne yapmalıyım?

I CAN FOOTBALL çalışabilmek için .net kitaplıklarına ihtiyaç duyar. Windows Vista kullanıyorsanız bilgisayarınızda bu kitaplıklar kurulu olacaktır. Eğer Windows XP kullanıcısıysanız ve .net kurulu değilse bu hata mesajını alabilirsiniz.

İşletim sisteminizin türüne göre aşağıdaki linklerden yükleme yapabilrisiniz.

32 Bit için
http://www.microsoft.com/downloads/detai...laylang=en

64 Bit için
http://www.microsoft.com/downloads/detai...laylang=en

FPS nedir? FPSyi nereden görebilirim?

I CAN FOOTBALL'da bahsettiğimiz FPS, Frame Per Second yani saniyede basılan kare sayısının kısaltmasıdır. Bu oyunun bilgisayarınızda ne kadar akıcı çalıştığını gösterir. Bu değer ne kadar yüksek olursa o kadar akıcı demektir.

Oyun sırasında F11 tuşuna bastığınızda sol üst tarafta bazı rakamlar ortaya çıkar. Bu rakamlar içinde yanında FPS yazan değer FPS nizi gösterecektir.

Hangi FPS değerlerinde oyunu verimli oynayabilirim?

25 in altında FPS değerleri görüntüde atlamalara neden olup oyunu zor oynanır hale getirecektir. 25 in üzerindeki değerler akıcı bir oynanış sağlayacaktır. 60 fps idealdir. 60 ın üzerindeki fps değerlerinde ise 60 a göre hiçbir farkı hissedilmez. 60 fazlasıyla yeterlidir.

FPS'yi artırmak için neler yapabilirim?

Oyun ayarlar menüsünden grafik ayarlarınızı düşürerek FPS nizi artırabilirsiniz. Güzel görüntü ve ideal FPS dengesini kendiniz dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.

Ekran kartınızın sürücüsünü güncellemek de iyi olacaktır.

Bir diğer şey de makinenizin konfigürasyonunu artırmak olacaktır. Özellikle ekran kartının iyi olması 3B oyunlarda ciddi fark yaratır.

Ekran kartı sürücümü nasıl güncelleyebilirim?

ATI marka işlemcili ekran kartlarının en güncel sürücülerini buradan indirebilirsiniz.
(http://ati.amd.com/support/driver.html)

NVidia marka işlemcili ekran kartlarının en güncel sürücülerini buradan indirebilirsiniz.
(http://www.nvidia.com/Download/index.aspx?lang=en-us)

Intel marka işlemcili ekran kartlarının en güncel sürücülerini buradan indirebilirsiniz.
(http://downloadcenter.intel.com)

56 Kb modemle I CAN FOOTBALL oynayabilir miyim?

Evet oynayabilirsiniz.

Kotalı ADSL kullanıcısıyım. I CAN FOOTBALL her kullanımda kotamdan ne kadar harcıyor?

I CAN FOOTBALL, yaklaşık olarak 1 MB/Saat veri tüketimine sahiptir. Bu değerlere internet bağlantı hızı etki etmemektedir.

I CAN FOOTBALL oynadığım sırada, internet üzerinden dosya indirmek, göndermek, radyo dinlemek gibi şeyler yapabilirmiyim? Gecikme (Ping, Latency) önemli midir?

Internet üzerinden dosya indirmek, göndermek, radyo dinlemek vs. gibi olaylar, internetinizde gecikmeye(latency) yol açar. Bu da oyun içinde topun, oyuncunuzun ve diğer oyuncuların hareketlerini geç algılamanıza sebep olur. Bu, oyunu oynamayı zorlaştıracağından,ICF oynarken interneti mümkün olduğunca boş bırakmak sizin oyun zevkinizin artması açısından önemlidir.

I CAN FOOTBALL oynarken gecikmeyi (latency, ping) nereden öğrenebilirim?

Oyun sırasında F11 tuşuna bastığınızda sol üst tarafta bazı rakamlar ortaya çıkar. Bu rakamlar içerisinde Latency değeri, gecikme değerini milisaniye cinsinden gösterir.

Hangi gecikme (latency, ping) değerlerinde, I CAN FOOTBALL 'u verimli oynayabilirim?

100-150 milisaniyeden (0.1-0.15 saniye) küçük değerlerde, I CAN FOOTBALL 'u rahatça oynayabilirsiniz. Latency değeri 100 'den ne kadar yüksekse o kadar gecikmeli oyun oynarsınız.

Oyun içerisinde özel mesaj yazamıyorum. Ne yapmam gerekiyor ?

Fısılda seçeneği iletişim kurabilmeniz için özel üyelik paketlerinin sağladığı avantajlardan faydalanıyor olmanız gerekmektedir.

Mevcut Üyeliğimi nasıl artırırım? Sobee VIP nasıl olurum ?

İleride eklenecek özel üyelik tipleri ile mevki değiştirme, kaptan olabilme, kaleci seçebilme, özel karakter tipleri gibi özelliklerin yanısıra, o üyelik tipine özel olarak sağlanan avantajlardan yararlanabileceksiniz. Özel üyelik seçenekleri ile ilgili duyurularımız için ana sayfayı takip edin.

Sobee VIP üyelik paketi ise yalnızca 08 Haziran 2009 öncesi kaydolmuş olan eski oyuncularımıza ömür boyu kullanmaları üzere sağladığımız bir ayrıcalıktır.

Nasıl daha iyi olabilirim ?

I CAN FOOTBALLda karakterinizi geliştirmek yerine daha çok katılımda bulunarak oyun deneyimi kazanabilirsiniz. Oyun içerisinde tüm ipler siz oyuncularımızın elinde olup hiç bir paket veya ek özellik oyuncu yeteneğine etki etmemektedir. Başlangıç için Nasıl Oynanır bölümünü inceleyebilirsiniz.

Oyunda bazı oyuncuların isimlerinin yanında [DEV] ya da [GM] gibi ifadeler var. Bunlar ne anlama geliyor?

DEV: Developer yani geliştirici anlamındadır ve Sobee'de ICF yi geliştiren takım üyesini belirtir. GM: Game master yani oyun yöneticisi anlamındadır ve oyun ortamının yönetiminden sorumlu kişileri belirtir.

Oyun içerisinde küfür, hakaret veya flood yapıldığını görüyorum. Ne yapmalıyım?

Rahatsız edici mesajlar gönderen kişilerin ismine sağ tıklayarak Yazışmayı Şikayet Et seçeneği ile bizlere bildirebilir, Sustur seçeneği ile bir daha o kullanıcıdan mesaj almamayı seçebilirsiniz

Flood nedir ? Neden yapılmamalıdır ?

Flood: Konuşma panelinde diğer oyuncuları rahatsız edecek şekilde ardarda aynı mesajın tekrar edilmesidir. Yine flood yapan oyuncuların ismine sağ tıklayarak Yazışmayı Şikayet Et seçeneği ile bizlere bildirebilir, Sustur seçeneği ile bir daha o kullanıcıdan mesaj almamayı seçebilirsiniz.

Açık Beta ne demek?

Açık Beta tam sürümden bir önceki herkesin kullanımına açılmış test sürümüdür. Bu sürümü oldukça hatasız bir şekilde sizlere sunmak istesek de gözden kaçmış hatalar olabilir. Zaten açık beta testinin amacı da bu hataları keşfedip gidermektir.

Tam sürüme ne zaman geçilecek?

Bununla ilgili kesin bir tarih şu an için veremiyoruz.

I CAN FOOTBALL oyunu gelecekte geliştirilmeye devam edecek mi?

I CAN FOOTBALL dönem dönem yeni eklentilerle geliştirilip zenginleştirilecektir.

I CAN FOOTBALL internet üzerinden oynandığı için yenilikleri güncellemeler sizlere aktaracaktır.



UYE OLMAK ICIN TIKLA

İNDIRMEK ICIN TIKLA


İyi Oyunlar...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eskişehirspor:2 Galatasaray:1]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36095</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 23:17:26 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36095</guid>
			<description><![CDATA[Turkcell Süper Lig'in 24. haftasının kapanış maçında lider Galatasaray deplasmanda Eskişehirspor ile karşı karşıya geldi

 İLK DEVRE
1.dakika Karşılaşmada ilk düdük çaldı... Mücadele, Eskişehirsporlu oyuncuların vuruşu ile başladı 
3.dakika Nadarevic ceza sahası dışından kaleyi yokladı... Leo Franco topu iki hamlede kontrol etti 
5.dakika Sezer'in kullandığı serbest vuruşta Servet topu son anda kornere gönderdi... Kullanılan köşe vuruşunda Sezgin'in vuruşu auta çıktı 
9.dakika Elano'nun arapasında Jo ceza sahasında topla buluştu ancak Jo topu iyi değerlendiremedi... 
11.dakika Arda'nın pasında Caner ceza sahasına girdi ancak&nbsp;&nbsp;Nadarevic son anda araya girdi ve topu kornere uzaklaştırdı...Elano'nun yakın direğe ortaladığı topu Ümit Karan uzaklaştırdı 
12.dakika Elano'nun orta-şut karışımı vuruşunda top kaleci Ivesa'nın kontrolünde dışarı çıktı 
15.dakika Ceza sahasına ortalanan topta Sezer'in kafa vuruşu üstten dışarı çıktı 
19.dakika Sezgin'in ceza sahasına ortaladığı topta Ümit Karan'dan önce Sabri araya girdi ve topu uzaklaştırdı 
20.dakika Arda ceza sahası dışından kaleyi yokladı top savunmadan geri döndü 
23.dakika Sabri'nin taç atışında Keita'nın ortası çok kötü.... 
25.dakika Nadarevic'in ters vuruşunda Galatasaray köşe vuruşu kullanacak... Caner, Arda'ya gönderdi, Arda'nın bıraktığı topa Elano çok sert vurdu top savunmadan geri döndü... 
28.dakika Sezer önünü boşalttı sert vurdu top farklı şekilde dışarı çıktı 
30.dakika Elano'nun kullandığı köşe vuruşunu Eskişehir savunması öndirekte uzaklaştırdı
31.dakika Galatasaray Jo ile gole çok yaklaştı... Elano'nun nefis pasında Jo'nun akıldolu vuruşu üst ağlarda kaldı... 
33.dakika Galatasaray serbest vuruşu Elano ile kullandı...Vucko topu arka direkte uzaklaştırdı...
35.dakika Ayhan, Sezer'e yaptığı sert müdahale sonrası sarı kart gördü
36.dakika Ümit Karan'ın pasında Mehmet Yılmaz'ın sert vuruşu az farkla dışarı çıktı
37.dakika Atılan uzun pasta Keita yerden sert vurdu Ivesa topu zorlukla kornere gönderdi... Kullanılan köşe vuruşunda Ivesa çıktı ve topu kontrol etti 
39.dakika Koray'ın sert ortasında Leo Franco topu kontrol etti 

GOLL KORAY
43.dakika Eskişehirspor Koray ile Galatasaray karşısında 1-0 öne geçti... Galatasaray savunmasının hatasını Koray affetmedi... 
Şimdi skor:Eskişehirspor:1 Galatasaray:0 

45.dakika Karşılaşmada 1 dakikalık uzatma süresi oynanacak... 

İlk devrede son düdük çaldı...




İKİNCİ DEVRE
46.dakika Karşılaşmanın ikinci yarısında ilk düdük çaldı...

GOLLL KORAY
46.dakika Eskişehirspor Koray'ın attığı golle aradaki farkı 2'ye çıkardı... Koray ceza sahası dışından sert vurdu ve topu ağlara gönderdi 
Şimdi skor: Eskişehirspor:2 Galatasaray:0 
48.dakika Neill ceza sahası dışından sert vurdu top az farkla dışarı çıktı 
50.dakika Ayhan'ın pasında Mehmet Topal müsait pozisyonda çok kötü vurdu 
52.dakika Arda'nın kullandığı serbest vuruşta Servet topu dokunamadı...
54.dakika Sezer'in kullandığı köşe vuruşunda Sezgin'in kafa vuruşu kaleci Franco'da kaldı 
57.dakika Arda Turan hakeme itirazlarından sonra sarı kart gördü... Arda Turan, Ankaragücü maçında cezalı duruma düştü...
57.dakika Galatasaray'da oyuncu değişikliği... Mehmet Topal oyundan alınırken Santos oyuna giriyor... 
62.dakika Sabri'nin ortasında hem Keita hem de hem de Jo topa dokunamadı...
63.dakika Eskişehirspor'da oyuncu değişikliği... Ümit Karan oyundan alınırken Bülent Kocabey oyuna girdi 
64.dakika Sabri kaleyi görür görmez sert vurdu top farklı şekilde dışarı çıktı 
66.dakika Caner'in ortasında Keita'nın kafa vuruşu az farkla dışarı çıktı 
68.dakika Galatasaray'da oyuncu değişikliği... Keita oyundan alınırken Emre Çolak oyuna girdi 
69.dakika Eskişehirspor'da sakatlanan Alper'in yerine Veysel Sarı oyuna girdi...
71.dakika Arda Turan'ın kullandığı serbest vuruşta top kaleco Ivesa'da kaldı 

GALATASARAY PENALTI KULLANACAK
72.dakika Galatasaray Dos Santos'un yerde kalması sonucu penaltı atışı kazandı...&nbsp;&nbsp;Elano topu ağlara gönderdi...
Şimdi skor: Eskişehirspor:2 Galatasaray:1
74.dakika Eskişehirspor'da oyuncu değişikliği... Sezer oyundan alınırken Adem Sarı oyuna girdi 
78.dakika Caner'in pasında Jo topu kontrol edemedi... 
80.dakika Galatasaray'da oyuncu değişikliği... Ayhan oyundan alınırken Mustafa Sarp oyuna girdi 
83.dakika Galatasaray Elano ile serbest vuruş kullandı.. Elano'nun vuruşu yandan dışarı çıktı 
87.dakika Sezgin'in sert ortasında Adem Sarı'nın şutu az farkla dışarı çıktı 
90.dakika Karşılaşmada 4 dakikalık uzatma süresi oynanacak... 
90+2.dakika Emre Çolak sol ayağı ile sert vurdu top az farkla dışarı çıktı 

Karşılaşmada son düdük çaldı


ESKİŞEHİRSPOR
Ivesa-Koray-Vucko-Nadarevic-Volkan-Doğa-Sezgin-Alper-Sezer Öztürk-Mehmet Yılmaz-Ümit Karan

GALATASARAY
Leo Franco-Sabri-Neill-Servet-Caner-Keita-Mehmet Topal-Ayhan-Arda-Elano-Jo]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Turkcell Süper Lig'in 24. haftasının kapanış maçında lider Galatasaray deplasmanda Eskişehirspor ile karşı karşıya geldi

 İLK DEVRE
1.dakika Karşılaşmada ilk düdük çaldı... Mücadele, Eskişehirsporlu oyuncuların vuruşu ile başladı 
3.dakika Nadarevic ceza sahası dışından kaleyi yokladı... Leo Franco topu iki hamlede kontrol etti 
5.dakika Sezer'in kullandığı serbest vuruşta Servet topu son anda kornere gönderdi... Kullanılan köşe vuruşunda Sezgin'in vuruşu auta çıktı 
9.dakika Elano'nun arapasında Jo ceza sahasında topla buluştu ancak Jo topu iyi değerlendiremedi... 
11.dakika Arda'nın pasında Caner ceza sahasına girdi ancak&nbsp;&nbsp;Nadarevic son anda araya girdi ve topu kornere uzaklaştırdı...Elano'nun yakın direğe ortaladığı topu Ümit Karan uzaklaştırdı 
12.dakika Elano'nun orta-şut karışımı vuruşunda top kaleci Ivesa'nın kontrolünde dışarı çıktı 
15.dakika Ceza sahasına ortalanan topta Sezer'in kafa vuruşu üstten dışarı çıktı 
19.dakika Sezgin'in ceza sahasına ortaladığı topta Ümit Karan'dan önce Sabri araya girdi ve topu uzaklaştırdı 
20.dakika Arda ceza sahası dışından kaleyi yokladı top savunmadan geri döndü 
23.dakika Sabri'nin taç atışında Keita'nın ortası çok kötü.... 
25.dakika Nadarevic'in ters vuruşunda Galatasaray köşe vuruşu kullanacak... Caner, Arda'ya gönderdi, Arda'nın bıraktığı topa Elano çok sert vurdu top savunmadan geri döndü... 
28.dakika Sezer önünü boşalttı sert vurdu top farklı şekilde dışarı çıktı 
30.dakika Elano'nun kullandığı köşe vuruşunu Eskişehir savunması öndirekte uzaklaştırdı
31.dakika Galatasaray Jo ile gole çok yaklaştı... Elano'nun nefis pasında Jo'nun akıldolu vuruşu üst ağlarda kaldı... 
33.dakika Galatasaray serbest vuruşu Elano ile kullandı...Vucko topu arka direkte uzaklaştırdı...
35.dakika Ayhan, Sezer'e yaptığı sert müdahale sonrası sarı kart gördü
36.dakika Ümit Karan'ın pasında Mehmet Yılmaz'ın sert vuruşu az farkla dışarı çıktı
37.dakika Atılan uzun pasta Keita yerden sert vurdu Ivesa topu zorlukla kornere gönderdi... Kullanılan köşe vuruşunda Ivesa çıktı ve topu kontrol etti 
39.dakika Koray'ın sert ortasında Leo Franco topu kontrol etti 

GOLL KORAY
43.dakika Eskişehirspor Koray ile Galatasaray karşısında 1-0 öne geçti... Galatasaray savunmasının hatasını Koray affetmedi... 
Şimdi skor:Eskişehirspor:1 Galatasaray:0 

45.dakika Karşılaşmada 1 dakikalık uzatma süresi oynanacak... 

İlk devrede son düdük çaldı...




İKİNCİ DEVRE
46.dakika Karşılaşmanın ikinci yarısında ilk düdük çaldı...

GOLLL KORAY
46.dakika Eskişehirspor Koray'ın attığı golle aradaki farkı 2'ye çıkardı... Koray ceza sahası dışından sert vurdu ve topu ağlara gönderdi 
Şimdi skor: Eskişehirspor:2 Galatasaray:0 
48.dakika Neill ceza sahası dışından sert vurdu top az farkla dışarı çıktı 
50.dakika Ayhan'ın pasında Mehmet Topal müsait pozisyonda çok kötü vurdu 
52.dakika Arda'nın kullandığı serbest vuruşta Servet topu dokunamadı...
54.dakika Sezer'in kullandığı köşe vuruşunda Sezgin'in kafa vuruşu kaleci Franco'da kaldı 
57.dakika Arda Turan hakeme itirazlarından sonra sarı kart gördü... Arda Turan, Ankaragücü maçında cezalı duruma düştü...
57.dakika Galatasaray'da oyuncu değişikliği... Mehmet Topal oyundan alınırken Santos oyuna giriyor... 
62.dakika Sabri'nin ortasında hem Keita hem de hem de Jo topa dokunamadı...
63.dakika Eskişehirspor'da oyuncu değişikliği... Ümit Karan oyundan alınırken Bülent Kocabey oyuna girdi 
64.dakika Sabri kaleyi görür görmez sert vurdu top farklı şekilde dışarı çıktı 
66.dakika Caner'in ortasında Keita'nın kafa vuruşu az farkla dışarı çıktı 
68.dakika Galatasaray'da oyuncu değişikliği... Keita oyundan alınırken Emre Çolak oyuna girdi 
69.dakika Eskişehirspor'da sakatlanan Alper'in yerine Veysel Sarı oyuna girdi...
71.dakika Arda Turan'ın kullandığı serbest vuruşta top kaleco Ivesa'da kaldı 

GALATASARAY PENALTI KULLANACAK
72.dakika Galatasaray Dos Santos'un yerde kalması sonucu penaltı atışı kazandı...&nbsp;&nbsp;Elano topu ağlara gönderdi...
Şimdi skor: Eskişehirspor:2 Galatasaray:1
74.dakika Eskişehirspor'da oyuncu değişikliği... Sezer oyundan alınırken Adem Sarı oyuna girdi 
78.dakika Caner'in pasında Jo topu kontrol edemedi... 
80.dakika Galatasaray'da oyuncu değişikliği... Ayhan oyundan alınırken Mustafa Sarp oyuna girdi 
83.dakika Galatasaray Elano ile serbest vuruş kullandı.. Elano'nun vuruşu yandan dışarı çıktı 
87.dakika Sezgin'in sert ortasında Adem Sarı'nın şutu az farkla dışarı çıktı 
90.dakika Karşılaşmada 4 dakikalık uzatma süresi oynanacak... 
90+2.dakika Emre Çolak sol ayağı ile sert vurdu top az farkla dışarı çıktı 

Karşılaşmada son düdük çaldı


ESKİŞEHİRSPOR
Ivesa-Koray-Vucko-Nadarevic-Volkan-Doğa-Sezgin-Alper-Sezer Öztürk-Mehmet Yılmaz-Ümit Karan

GALATASARAY
Leo Franco-Sabri-Neill-Servet-Caner-Keita-Mehmet Topal-Ayhan-Arda-Elano-Jo]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[***1 Gunluk Kadin Olursan***]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36094</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 10:42:44 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36094</guid>
			<description><![CDATA[Adamin biri hastalaniyor. O gun cani, ise gitmek istemiyor. Icinden Tanriya soyle bir dua edecegi tutuyor:

-"Tanrim, her gun ise gidip 8 uzun saat boyunca evim ve esimin rahati icin calisiyorum. Esim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir gun benim yerime gecip, ne kadar zor bir hayat yasadigimi gormesini sagla."

Hikaye bu ya, birdenbire adamin dilegi yerine geliyor. Ertesi sabah, karisinin bedeninde uyaniyor.

# Hemen yataktan firliyor.
# Esinin kahvaltisini hazirliyor.
# Cocuklarini uyandiriyor.
# Elbiselerini hazirliyor.
# Onlarin da kahvaltilarini yaptiriyor.
# Beslenme cantalarini hazirliyor.
# Cocuklari okula goturuyor.
# Eve donup, evi toparliyor.
# Yikanacak bulasiklari ve camasirlari hallediyor.
# Temizleyiciye goturulecek olanlari eline alip telefon faturasini odemek
# icin bankaya gidip siraya giriyor. Faturayi odedikten ve temizlikciye ugradiktan sonra
# aksam yemegi icin alisverise gidiyor.
# Eli kolu dolu bir vaziyette eve donuyor.

Bu arada oglen oluyor.

# Evi supurmeye basliyor.
# Esyalarin tozunu aliyor.
# Mutfagi siliyor.
# Cocuklarinin okuldan gelince yiyecegi keki pisiriyor.
# Eee artik cocuklari okuldan alma zamani da geliyor.
# Yolda onlarla sohbet ediyor.
# Okulda olanlar konusunda akil fikir veriyor.
# Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, calisma masalarina oturmalarini sagliyor.
# Sut ve kek getiriyor.
# Bu arada yikadigi camasirlari utulemesi gerekiyor.
# Utu bittiginde ancak aksam yemegini hazirlayacak kadar vaktinin kaldigini fark ediyor.
# Hemen patatesleri soymaya basliyor.
# Salata malzemelerini yikiyor.
# Pilav icin pirinci islatiyor.
# Etleri cikartip, firin icin hazirliyor.
# Kocasi eve geldiginde, onu sofraya tabaklari yerlestirirken buluyor.
# Aksam yemeginden sonra, once esinin kahvesini pisiriyor.
# Masayi topluyor ve bulasiklari hallediyor.
# Esinin ve cocuklarinin ertesi gun giyecegi kiyafetleri kontrol ettikten sonra cocuklari yatiriyor.
# Onlara hikaye okuyor.
# Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona donuyor ki, esi onu yatak odasina cagiriyor. Ne de olsa, adamcagiz butun
gun onlar icin calisip, yoruldu, simdi rahatlamasi ve gevsemesi gerekiyor. Bu da zaten onun gorevi.

Ertesi sabah uyandiginda hemen Tanriya yalvarmaya basliyor :

-"Tanrim ozur dilerim. Ben ne dedigimi bilmiyormusum. Karimin hayatini rahat zannetmekle ne halt ettigimi simdi anladim. Lutfen beni eski halime dondur."

Tanri cevap veriyor :

-"Evet, dersini aldigini goruyorum. Her seyi degistirecegim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasin, cunku dun gece hamile kaldin!!!"]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Adamin biri hastalaniyor. O gun cani, ise gitmek istemiyor. Icinden Tanriya soyle bir dua edecegi tutuyor:

-"Tanrim, her gun ise gidip 8 uzun saat boyunca evim ve esimin rahati icin calisiyorum. Esim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir gun benim yerime gecip, ne kadar zor bir hayat yasadigimi gormesini sagla."

Hikaye bu ya, birdenbire adamin dilegi yerine geliyor. Ertesi sabah, karisinin bedeninde uyaniyor.

# Hemen yataktan firliyor.
# Esinin kahvaltisini hazirliyor.
# Cocuklarini uyandiriyor.
# Elbiselerini hazirliyor.
# Onlarin da kahvaltilarini yaptiriyor.
# Beslenme cantalarini hazirliyor.
# Cocuklari okula goturuyor.
# Eve donup, evi toparliyor.
# Yikanacak bulasiklari ve camasirlari hallediyor.
# Temizleyiciye goturulecek olanlari eline alip telefon faturasini odemek
# icin bankaya gidip siraya giriyor. Faturayi odedikten ve temizlikciye ugradiktan sonra
# aksam yemegi icin alisverise gidiyor.
# Eli kolu dolu bir vaziyette eve donuyor.

Bu arada oglen oluyor.

# Evi supurmeye basliyor.
# Esyalarin tozunu aliyor.
# Mutfagi siliyor.
# Cocuklarinin okuldan gelince yiyecegi keki pisiriyor.
# Eee artik cocuklari okuldan alma zamani da geliyor.
# Yolda onlarla sohbet ediyor.
# Okulda olanlar konusunda akil fikir veriyor.
# Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, calisma masalarina oturmalarini sagliyor.
# Sut ve kek getiriyor.
# Bu arada yikadigi camasirlari utulemesi gerekiyor.
# Utu bittiginde ancak aksam yemegini hazirlayacak kadar vaktinin kaldigini fark ediyor.
# Hemen patatesleri soymaya basliyor.
# Salata malzemelerini yikiyor.
# Pilav icin pirinci islatiyor.
# Etleri cikartip, firin icin hazirliyor.
# Kocasi eve geldiginde, onu sofraya tabaklari yerlestirirken buluyor.
# Aksam yemeginden sonra, once esinin kahvesini pisiriyor.
# Masayi topluyor ve bulasiklari hallediyor.
# Esinin ve cocuklarinin ertesi gun giyecegi kiyafetleri kontrol ettikten sonra cocuklari yatiriyor.
# Onlara hikaye okuyor.
# Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona donuyor ki, esi onu yatak odasina cagiriyor. Ne de olsa, adamcagiz butun
gun onlar icin calisip, yoruldu, simdi rahatlamasi ve gevsemesi gerekiyor. Bu da zaten onun gorevi.

Ertesi sabah uyandiginda hemen Tanriya yalvarmaya basliyor :

-"Tanrim ozur dilerim. Ben ne dedigimi bilmiyormusum. Karimin hayatini rahat zannetmekle ne halt ettigimi simdi anladim. Lutfen beni eski halime dondur."

Tanri cevap veriyor :

-"Evet, dersini aldigini goruyorum. Her seyi degistirecegim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasin, cunku dun gece hamile kaldin!!!"]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Trials 2]]></title>
			<link>http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36093</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 09:17:36 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizimdurak.com/showthread.php?tid=36093</guid>
			<description><![CDATA[






Yön Tuşlarını kullanarak motorsikletle engelleri aşın. Zevkli bir oyun. İyi eğlenceler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[






Yön Tuşlarını kullanarak motorsikletle engelleri aşın. Zevkli bir oyun. İyi eğlenceler]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss><br />
<b>Fatal error</b>:  Call to a member function run_hooks() on a non-object in <b>/home/bizimdur/public_html/inc/functions.php</b> on line <b>156</b><br />
